Ana Sayfa Oteller Yurtiçi Turlar Yurtdışı Turlar Lux Oteller İletişim Bilgileri
 
 
 
 
 
 

 
 
 

Avrupa turları Lugano - Milano - Cenevre - Zürih turu

İsvicre - İtalya

Aradığınız bölgeye en yakın turlar aşağıda listelenmiştir.Lütfen tüm tur seçenekleri için TURLAR


İSVİÇRE-İTALYA
İSTANBUL Kalkışlı
CENEVRE(2)&MİLANO(3)&COMO-LUGANO(1)&ZÜRİH(1)
20 Ağustos - 27 Ağustos



Fiyat: 649 EUR
CNN Tours (216) 5378570
İtalya & Fransa Turu
İSTANBUL Kalkışlı
NİCE&FLORANSA&ROMA&VENEDİK
28 Temmuz - 4 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
Pronto Tour
İtalya & Fransa Turu
İSTANBUL Kalkışlı
NİCE&FLORANSA&ROMA&VENEDİK
4 Ağustos - 11 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
Pronto Tour
İtalya & Fransa Turu
İSTANBUL Kalkışlı
NİCE&FLORANSA&ROMA&VENEDİK
11 Ağustos - 18 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
Pronto Tour
İtalya & Fransa Turu
İSTANBUL Kalkışlı
NİCE&FLORANSA&ROMA&VENEDİK
18 Ağustos - 25 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
Pronto Tour
İtalya & Fransa Turu
İSTANBUL Kalkışlı
NİCE&FLORANSA&ROMA&VENEDİK
25 Ağustos - 1 Eylül



Fiyat: 599 EUR
Pronto Tour
İtalya & Fransa Turu
İSTANBUL Kalkışlı
NİCE&FLORANSA&ROMA&VENEDİK
1 Eylül - 8 Eylül



Fiyat: 599 EUR
Pronto Tour
İtalya Formula
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
27 Temmuz - 3 Ağustos



Fiyat: 649 EUR
Pronto Tour
İtalya Formula
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
3 Ağustos - 10 Ağustos



Fiyat: 649 EUR
Pronto Tour
İtalya Formula
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
10 Ağustos - 17 Ağustos



Fiyat: 649 EUR
Pronto Tour
İtalya Formula
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
17 Ağustos - 24 Ağustos



Fiyat: 649 EUR
Pronto Tour
İtalya Vera
İSTANBUL Kalkışlı
FLORANSA&ROMA&VENEDİK
28 Temmuz - 4 Ağustos



Fiyat: 499 EUR
Pronto Tour
İtalya Vera
İSTANBUL Kalkışlı
FLORANSA&ROMA&VENEDİK
4 Ağustos - 11 Ağustos



Fiyat: 499 EUR
Pronto Tour
İtalya Vera
İSTANBUL Kalkışlı
FLORANSA&ROMA&VENEDİK
11 Ağustos - 18 Ağustos



Fiyat: 499 EUR
Pronto Tour
İtalya Vera
İSTANBUL Kalkışlı
FLORANSA&ROMA&VENEDİK
18 Ağustos - 25 Ağustos



Fiyat: 499 EUR
Pronto Tour
Güney İtalya Turu
İSTANBUL Kalkışlı

5 Ağustos - 12 Ağustos



Fiyat: 749 EUR
Pronto Tour
Güney İtalya Turu
İSTANBUL Kalkışlı

19 Ağustos - 26 Ağustos



Fiyat: 749 EUR
Pronto Tour
İtalya Promosyon
İSTANBUL Kalkışlı

4 Ağustos - 11 Ağustos



Fiyat: 379 EUR
Pronto Tour
İtalya Promosyon
İSTANBUL Kalkışlı

18 Ağustos - 25 Ağustos



Fiyat: 379 EUR
Pronto Tour
İtalya Promosyon
İSTANBUL Kalkışlı

1 Eylül - 8 Eylül



Fiyat: 379 EUR
Pronto Tour
İtalya Ekonomik
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
28 Temmuz - 4 Ağustos



Fiyat: 449 EUR
Pronto Tour
İtalya Ekonomik
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
4 Ağustos - 11 Ağustos



Fiyat: 449 EUR
Pronto Tour
İtalya Ekonomik
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
11 Ağustos - 18 Ağustos



Fiyat: 449 EUR
Pronto Tour
İtalya Ekonomik
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
18 Ağustos - 25 Ağustos



Fiyat: 449 EUR
Pronto Tour
İtalya Ekonomik
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
25 Ağustos - 1 Eylül



Fiyat: 449 EUR
Pronto Tour
İtalya-Fransa
İSTANBUL Kalkışlı

28 Temmuz - 4 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
PT
İtalya-Fransa
İSTANBUL Kalkışlı

4 Ağustos - 11 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
PT
İtalya-Fransa
İSTANBUL Kalkışlı

18 Ağustos - 25 Ağustos



Fiyat: 599 EUR
PT
İtalya-Fransa
İSTANBUL Kalkışlı

25 Ağustos - 1 Eylül



Fiyat: 599 EUR
PT
İtalya-Fransa
İSTANBUL Kalkışlı

1 Eylül - 8 Eylül



Fiyat: 599 EUR
PT

Roma

Tanıtım

Yüzyıllardır uluslar arası turizm haritasında en başlarda kendisine yer bulan bu ebedi şehir artık yepyeni ve büyüleyici bir görüntüye sahip; çünkü tüm sokakları ve meydanları yenilendi, tarihi binaları geceleri aydınlatılmaya başlandı, fıskiyeleri temizlendi. Restorasyonun yanında; Richard Meyer, Zaha Hadid ve Odile Decq gibi sanatçıların eserleri 21. yüzyılın çağdaş Roma’sını daha da aydınlatmaktadır. Dünya üzerinde ki hiçbir şehir Roma kadar güzel olamaz, pek azı da onun kadar çekici...

Eski ve yeni yapıların ve sokakların işlekliğine ve labirent gibi karışık olmalarına karşın Roma’yı gezmek çok kolaydır. Roma’yı gezerken bilmeniz gereken en temel bilgi; eğimli Tiber Nehri’nin Roma’yı doğu ve batı olarak ortadan ikiye bölmüş olmasıdır, çoğu tarihi mekan doğu kısmında kalmaktadır. Roma’nın eski şehir merkezinin güney sınırını Via del Corso ile birlikte piazza Venezia (Venedik Meydanı) çizmektedir. Eski Roma’nın bulunduğu yer olan Capitoline ve Palatine Tepeleri güneyden kuzeye doğru yerleşmiştir ve Villa Borghese de kuzey sınırını oluşturmaktadır. Vatikan ise Roma haritasının batı bölümünde kalmaktadır.

Roma, 2800 yıllık tarihinde bu coğrafyada kurulan bir çok devletin merkezi olmuş bir şehirdir. Günümüzde hala İtalya’nın başkenti olmasının dışında, tarihsel gelişiminden getirdiği kendine has karakterini korumaktadır. Roma sınırları içinde bulunan ve Katolik Kilisesi’nin lideri Papa’nın yaşadığı bağımsız Vatikan Devleti, bu karakteri oluşturan önemli unsurlardan biridir. Ayrıca 4 milyona yaklaşan nüfusuyla Roma, İtalya’nın en kalabalık ve en büyük şehri olma özelliğini de elinde tutar. İstanbul gibi 7 tepe üzerine konumlanmıştır. Denize uzaklığı yaklaşık 30 km’dir.

Roma şehri, binlerce yıllık medeniyetin canlı sembolü gibidir. Hıristiyanlık’ın en önemli ve en büyük kilisesi olan 60 bin kişi kapasiteli San Pietro Kilisesi burada bulunmaktadır. St. Peter Basilikası, Sistine Şapeli, Colosseum, Trevi Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri ve daha bir çok tarihi yapı, Roma’ya o eşsiz güzelliğini veren birer taç gibidir. Şehirde Raphael, Bottecelli, Pinturicchio and Belini gibi değerli sanatçıların da eserlerinin sergilendiği sayısız müze bulunmaktadır.

Şehrin iklimi genelde ılımlı bir yapıya sahiptir. İlkbahar ve yaz ayları, havanın güneşli ve yumuşak olması sayesinde Roma’yı ziyaret etmek için ideal zaman dilimini oluşturur.

Eski Roma

Roma’nın en etkileyici harabeleri olan Forum ve Colosseum, Capitoline ve Palatine Tepeleri arasında bulunmaktadır. Yıkılmış kolonlar ve mermer parçaları arasında gezinirken, bunların görkemiyle bu harabeleri kafanızda birleştirerek Sezar’ın ülkeyi nasıl bir yerde yönettiğini canlandırmanız mümkün. Forum’un hemen yanında dördüncü yüzyıla ait kemerler bulunmaktadır. Çeşitli restorasyonlardan sonra, gladyatör savaşları olmasa da, çeşitli gösterilere ev sahipliği yapmaya başlayan amfitiyatro, aynı zamanda çok kapsamlı müzikal ve sanatsal etkinlikler için de kullanılmaktadır. Amfitiyatronun hemen arkasında eski Roma’da iki tekerlekli savaş arabalarının yarıştığı çimlik araziyi görebilirsiniz.

Bütün bu manzarayı yukarıdan gören Capitoline Tepesi’ne ulaşmak için Marcello Tiyatrosu’nun basamaklarını kullanabilirsiniz. Nefes kesici güzellikte ki Campidoglio Meydanı Michelangelo tarafından tasarlanmış olup, tamamlanması bir yüzyıl kadar sürmüştür. Bu meydanın zıt taraflarında bulunan Palazzo Nuovo ve Palazzo dei Conservatori birleşerek Capitoline Müzesi’ni oluşturmaktadır. 1471 yılında Pope Sixtus IV tarafından açılan müze, dünyanın en eski halka açık müzesi olmakla birlikte mükemmel heykellere ve Rönesans sanatının örneklerine ev sahipliği yapmaktadır.

Tepenin yamacında bulunan Santa Maria Kilisesi, Juno’nun (Eski Romalıların evlilik tarıçası), Jupiter’in Minevra’nın tapınaklarının bir zamanlar bulunduğu yeri işaret etmektedir. Ancak; Vittoriano Anıtı’nın iri gövdesi bu güzellikleri sokaktan geçerken görmenizi engeller. Bu anıt 19. yüzyılda yapılmış olup Venezia Meydanı’nı tepeden görmektedir. Aynı zamanda, Mussolini eskiden burayı genel karargahı olarak kullanmaktaydı.

Eski Roma’dan günümüze kadar en iyi şekilde korunarak getirilen Pantheon, Hadrian tarafından 12 Tanrı için yaptırılmıştır. Rotondo Meydanı’na tepeden bakan Pantheon, Navona ve Corso Meydanlarının da ortasında bulunmaktadır.

Quirinale ve Tridente

Quirinale ve Tridente bölgeleri, mükemmel manzaralarıyla birlikte bölgenin kuzey sınırını oluşturmaktadır. Eski Roma’nın bir diğer tepesi olan Quirinale, romantizmin mıknatısı olan Trevi Çeşmesi ile ünlüdür. Çeşmenin yapımı için önce, 17. yüzyılda şehrin baş mimarı görevinde olan, Gian Lorenzo Bernini’ye teklif götürülmüştü ancak Nicolo Salvi bu projeyi tamamlayan mimar olmuştur. Salvi’nin yapıtı abartılı ve gösterişli bulunmuş olup; Bernini’nin barok yapıtları –Tritone Çeşmesi, Quirinale Sarayı’nın kapısı ve Navona ve Barberini Meydanlarında daha pek çok eseri bulunmakta- daha çok beğeni toplamıştır.

Villa Borghese

Roma’nın enfes manzarasına biraz ara vermek isterseniz, Barberini Meydanı’ndan çıkıp Veneto’yu takip ederek Villa Borghese’ye gelebilirsiniz. Bu büyük park bir zamanlar Borghese ailesine aitti ve burada ki evlerde kaçırmamanız gereken Borghese Galerisi -Bernini heykelleri ve Caravaggio tabloları sergilenmekte- ve Galleria Nazionale d’Arte Moderna (Ulusal Modern Sanat Galerisi) –Cezanne ve Kandinsky’nin çalışmaları sergilenmekte- vardır. Bu parkın doğu ucunda iki meydan; Spagna ve Popolo bulunmaktadır. Spagna Meydanı’nın en ünlü bölgesi, her zaman yerli ve yabancı turist kalabılığıyla, etkileyici İspanyol Basamaklarıdır. Spagna Meydanı, John Keats ve Mary Shelley’nin –her ikiside yazar ve şair- sıkça uğradıkları ve favori yerlerinden bir tanesidir. Keats 1821 yılında bu meydanda ki bir evde ölmüştür ve bugün o ev Keats-Shelley’yi Anma Evi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Popolo Meydanı’nda, bir zamanlar mahkumlara işkence edilen meydan, Santa Maria Kilisesi bulunmaktadır. 1472 yılında inşa edilen bu kilise bazı inançlara göre perilidir; Nero metresi tarafından öldürülmüş ve buraya gömülmüştür. Nero’nun hayaletinin dışında burada görebileceklerinizin arasında Raphael, Caravaggio ve Pinturicchio’nun eserleri bulunmaktadır.

Vatikan

Bu küçük ve bağımsız şehir, İ.S. 90 yılında, St Peter’in öldüğü yere ilk anıt dikildiğinde, kurulmuştur. Dördüncü yüzyılda, Roma İmparatoru Konstantin bu mezarın üzerine bazilika yaptırmıştır. Bir dizi saldırıdan sonra Pope Leo IV, bu alanın etrafını 12 metre yüksekliğinde bir duvarla çevrelemiştir. 1929 yılından beri bağımsız bir şehir olan Vatikan, tamamıyla Roma’dan izole bir yaşam içindedir. Kendi kuralları bulunan bu şehirde bacaklarınız görünecek biçimde ya da omuzlarınız açık bir şekilde giyinmeniz yasaktır, kredi kartı hiçbir yerde kabul edilmez; ayrıca burası gümrüksüz bölge olarak kabul edilmiştir. Vatikan’da ilk uğramanız gereken yer St Peter Bazilika’sıdır. Buranın kubbesi, 1590 yılında Michelangelo tarafından tamamlandığında o güne kadar tuğla kullanılarak inşa edilmiş en büyük yapıydı. Ziyaretçiler önce küçük bir asansöre binerek daha sonra da merdivenleri kullanarak en tepeye ulaşabilir; Vatikan Bahçelerinin, Bernini Meydanı’nın ve şehrin büyüleyici görüntüsünün tadına varabilir. İbadet yerlerinin hemen altında, Michelangelo’nun Pieta’sının ve John Paul II’ninki de dahil olmak üzere, birçok kabir bulunmaktadır.

Bazilikayı biraz geçtikten sonra yolun sonunda bulunan Sistine Kilisesi’nde Michelangelo’nun “Creation and the Last Judgement” freskleri ve Boticelli, Rosselli ve Signorelli’nin Rönesans’a ait eserleri sergilenmektedir.

Restoranlar ve Barlar

Geleneksel Roma mutfağı göz alıcılıktan uzaktır. Her ne kadar geleneksel yemekler biraz garip görünsede, yine de turist tuzağı olarak nitelendirilen mikrodalga fırınlardan çıkma standart İtalyan yemeklerinden daha çok tercih edilmektedir. Son yıllarda, dünya mutfaklarından örnekler bulabileceğiniz restoranların açılmaya başladığını da hatırlatmakta fayda var. Birçok restoranda katı olarak uygulanan yemek saatleri şu şekildedir; 12:30 – 15:00 saatleri arasında öğle yemeği ve 19:30 – 23:00 saatleri arasında akşam yemeği servisi sunmaktadırlar. Uygun fiyatlarda yemek yiyebileceğiniz yerler San Lorenzo ve Trastevere’dir. Eğer canınız iyi bir pizza çekerse uğramanız gereken adres Navona Meydanı’nın yakınında ki Da Baffetto’dan başkası değildir; pizzaları o kadar lezzetlidir ki Romalılar burada yemek yiyebilmek için sırada bile beklerler. Romalı Yahudilerin geleneksel yemeklerini oldukça uygun fiyatlarla bulabileceğiniz adres ise azınlıkların mahallesinde ki Al Pompiere’dir. Burada ki diğer bir alternatif ise açık havada hizmet veren ve deniz mahsullerinde uzmanlaşmış olan Riccioli Café’dir. Akşam yemeğinden önce ya da sonra rahatlamak için bir kadeh şarap içebileceğiniz yerler, aynı zamanda geleneksel şarap satıcılarıdır, Il Goccetto ve La Vineria’dır.

Gece Hayatı

Gece kulübüne gitmek için en iyi seçeneğiniz Testaccio bölgesinde bir akşam geçirmenizdir. Burada bulunan Metaverso küçük mekanına rağmen başarılı DJ’leri ve düşük giriş ücretiyle ilgi çekmektedir. Geniş çapta organizasyonlar düzenleyen Villaggio Globale de bu bölgede sıkça uğranan gece kulüplerinden bir tanesidir. Alternatif olarak Nearby Akab ve Ostiense de bu bölgede hizmet vermektedir.

Alışveriş

Roma’da en önemli alışveriş yerleri Spagna Meydanı’nın çevresinde toplanmıştır. Prada, Giorgio Armani gibi lüks mağazalarla birlikte sokak modasını da takip edebileceğiniz mağazalar bu bölgede bulunmaktadır. San Giovanni metrosunun hemen yanında bulunan Sannio Market’te ise ikinci el kıyafetler bulmanız mümkündür.

Milano

GİRİŞ

Milano'nun büyülü bir şehir olduğu sanılsa da, gerçekte durum böyle değildir. Aslında, Hıristiyan dünyasındaki üçüncü en büyük kilisenin yanı sıra dünyanın en ünlü resimlerinden birisi, inanılmaz büyüklükte bir kale ve Leonardo da Vinci'nin tasarımına katkıda bulunduğu bir dizi kanal da bu şehirdedir. Ancak bütün bunlar pek işe yaramaz çünkü şehir çok modern, çok büyük ve çok gürültülüdür. Yine de şehrin sahip olduğu tavır, güzelliğinin eksikliğini telafi etmektedir. Milano seyahati, değişik Toskana köylerine ve Venedik'in su kanalı caddelerine alışkın olan turistlerin aklını karıştırabilir. Ancak şehrin kendine özgülüğü ve zenginliği bütün İtalyanların zevk aldığı iyi hayatın ipuçlarını verir.

Milano'da hayatın sırrı paradır. Şehir, uzun zamandır ülkenin mali ve sınai kalbi durumundadır. Diğer İtalyan şehirleri azizlerin ve sanatçıların önünde eğilirken, Milano'nun kahramanları bankacılar ve sanayiciler olmuştur. Elbette günümüzde Milano'ya hakim olan sanayi moda (Armani) ve yüksek performanslı lastiklere (Pirelli) yönelmiştir, ancak Dolce and Gabbana benzerleri bile kendi alanlarında sanayici sayılmaktadır. Milano'nun başarısı, her zaman çalışkanlığı modayla birleştirebilmesi olmuştur. Sezonlara yön veren moda gösterileri buna örnektir. Bu gösteriler, çoğu zaten şehirde bulunan dünyanın en büyük tasarımcılarını destekler ve modaya aç zihinleri bir sonraki yılın görüntüleriyle doldurur. Bunlar, ayrıca oldukça büyük sektörlerdir ve aralarında ev dekorasyonunda en yeni ürünlerin sergilendiği Salone del Mobile ve elektronik dünyasındaki yeni icatlara dikkat çekilen SMAU'nun da sayılabileceği pek çok ticari fuarın düzenlendiği takvimde kendilerine ayrılan yeri alırlar. Milano'da ticaret fuarlarının düzenlendiği La Fiera yalnızca halka açık bir toplantı salonu değil, bir mahallenin tamamını kaplamaktadır.

Duomo

Roma'daki Aziz Peter Katedrali ve Sevil'deki katedralden sonra Duomo, dünyanın üçüncü en büyük katedralidir. Ancak Milano'daki katedralin tek özelliği büyüklüğü değildir. Dışını süsleyen 3.500 mermer ve helezon anıt baş döndürücü bir etki uyandırır. Katedralin inşasına 1386 yılında başlanmış, ancak 1805 yılında Napolyon burada kendisini İtalya kralı ilan edinceye kadar inşaat tamamlanmamıştır. Sonuçta Duomo pek çok sanatsal akımın etkisi altında kalmıştır. Şehirdeki Brera Akademisi'nin astronomları tarafından 1768 yılında güneş saati olarak tasarlanan 52 sütunlu (yılın her haftası için bir sütun bulunmaktadır) ve insanı rahatsız edecek kadar gerçek görünen çıplak Aziz Bartholomew heykelini veya katedralin çatısından (nadir bulunan) güneşli bir günde Alplerin buğulu manzarasını görmeniz gereklidir. Eski Milano'nun, şehrin hem fiziksel hem de ruhani anlamda merkezi olan Duomo'dan halkalar şeklinde yayıldığını görebilirsiniz. Meydanın karşısında, geçici bir süre sanat enstalasyonlarının sergilendiği Palazzo Reale ve 14. ila 19. yüzyıllardan kalma muhteşem heykellerin, Hıristiyan ayinlerinde kullanılan mobilyaların ve katedralden çıkarılmış renkli camların bulunduğu Museo del Duomo (piazza del Duomo 12, 02 860 358) yer almaktadır. Müzedeki en değerli eser Tintoretto'nun Tapınaktaki İsa heykelidir (1530). Yine görülmeye değer başka bir yer de ikinci katta bulunan ve Futurist ressamların eserlerinin sergilendiği bir galeri olan CIMAC'tır (Civico Muse di Arte Contemporanea - Modern Sanat Eserleri Müzesi, telefon yasaktır).

Milano Merkez

Piazza del Duomo'yu Piazza della Scala ile bağlayan Galleria Vittorio Emanule II, 1867 yılında inşaatının tamamlanmasından bu yana Milano'nun en seçkin alışveriş merkezi olarak bilinmektedir. Demir ve mermerden yapılan Galleria'da gösterişli butikler, şık kafeler, pahalı restoranlar ve yer döşemesine yapılmış Roma'nın, Torino'nun, Floransa'nın ve Milano'nun maskotlarının (sırayla dişi bir kurt, boğa, beyaz zambak ve kızıl haç) resimleri bulunmaktadır. Efsaneye göre topuğunuzu boğanın testislerine koyar ve çevirirseniz size iyi şans getirir.

Giuseppe Verdi tarihi koridorlarında dolaştığından beri La Scala (Piazza della Scala, 02 88791, rezervasyon 02 861 827 veya bilgi hattı 02 7299 3744) Milano'daki en gözde opera salondur. 18. yüzyılda inşa edilen opera salonunu 21. yüzyıl standartlarına çıkarmak için yapılan restorasyon çalışmalarının 2004 yılının Aralık ayında tamamlanması, kürklerini eski Pirelli lastik fabrikasının yanında bulunan La Scala'nın geçici evinin daha basit ortamında sürümek zorunda kalan Milano'nun zengin dullarını rahatlatmıştır. La Scala'nın çevresi Milano'nun en neo-klasik ve aristokrat bölgesidir. Sokaklara 19. yüzyılda yaşamış büyük romancı Alessandro Manzoni'nin ruhu aşılanmıştır. Via Morona 1'deki evinde (02 8646 0403, Cumartesi-Pazartesi kapalıdır) çalışmaları ve eserlerinin bulunduğu bir kütüphane bulunmaktadır. Yakınlarda bulunan Museo Poldi Pezzoli (Via Morone 8, 02 794 889, Pazartesi günleri kapalıdır) adını saat ve Rönesans döneminde yapılmış tabloları toplayan bir koleksiyoncudan almıştır. Duomo'nun batısında, çoğu Rönesans döneminde yapılmış 170 tablonun yanı sıra Lucrezia Borgia'nın bir bukle saçı ve Napolyon'un Waterloo'da giydiği eldivenler gibi ilginç nesnelerin de yer aldığı Biblioteca Ambrosiana (Piazza Pio XI 2, 02 806 921) bulunmaktadır.

Brera ve Castello Sforzesco

Duomo'nun kuzeyinde, Brera'nın dar ve rüzgarlı sokaklarına yalnızca harcanabilir gelirin getirebileceği bohem hayatın kokusu sinmiştir. Şık butikler ve barlar sanatçıların gittiği şarap evleriyle yan yana bulunmakta ve galeriler sizi bir Mantegna veya Warhol almaya çağırmaktadır. Milano'nın en etkileyici sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapan Pinacoteca (Via Brera 28, 02 722 631, Pazartesi günleri kapalıdır), burada en fazla turist toplayan yerdir. Toplam 38 odada İtalyan sanatının yaklaşık 700 yıllık örnekleri sergilenmektedir. Burada sergilenen hazineler arasında Rafael'in Bakirenin Düğünü tablosunun yanı sıra Piero della Francesca'ya ait Brera Mihraptaşı ve Titian, Canaletto ve Caravaggio'nun muhteşem eserleri sayılabilir. Castello Sforzesco'nun (Piazza Castello, 02 884 63700) inişli çıkışlı bir tarihi olmuştur. Aslında Milano'nun 14. yüzyılda inşa edilen savunma hattının bir parçası olan kompleks, 1800'lü yılların sonlarında kaleyi aralarında mumyalardan pek çoklarına göre Mikelanj'ın en dokunaklı eseri olan Rondanini Piet gibi Rönesans döneminden kalma şaheserlerin de yer aldığı şehrin gelişen sanat koleksiyonu için bir merkez olarak kullanılması için mimar Luca Beltrami'nin şehir plancılarını ikna etmesiyle yıkılmıştır. Castello'nun gerisinde 1893'te düzenlenen ve Milano'nun merkezindeki ender yeşil alanlardan biri olan Parco Sempione bulunmaktadır. Parkın sonundaki Arco della Pace şehrin sevdiği Napolyon'a adanmıştır. Yine Napolyon döneminden kalan başka bir yer, 1806 yılında tasarlanan Arena Civica'dır. Fransız İmparatorluğu'nda yönetici konumunda bulunan kişiler burada açık hava eğlenceleri, iki tekerlekli araba yarışları ve sahte deniz savaşları düzenlemiştir. Günümüzde Arena'da atletizm etkinlikleri düzenlenmektedir.

Sant'ambrogio, Navigli

Koruyucu azizi Aziz Ambrose 374 yılında piskopos ilân edilince, Milano da Batı Roma İmparatorluğunun fiili başkenti hâline gelmiştir. Ambrose, daha sonraları Sant'Ambrogio kilise kompleski (Piazza Sant’Ambrogio 15, 02 8645 0895) olacak yapının yerini seçmiştir. Daha sonraları yenilenen kompleksin Lombard Romanesk tarzı 11. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Leonardo da Vinci şehri yöneten Sforza ailesinin hamiliğinde 24 yıl çalışmış ve yalnızca sanat değil, mühendislik de yapmıştır. Milano'ya yaptığı en büyük katkı, hiç kuşkusuz, Santa Maria della Grazie'deki (Piazza Santa Maria delle Grazie 2, rezervasyon 02 8942 1146, Pazartesileri kapalıdır) Il Cenacolo, ya da Son Yemek tablosudur. Giriş sınırlıdır ve rezervasyon şarttır (bekleme süresi bir haftaya kadar uzayabilir), bu sebeple önceden telefon etmeniz gereklidir. Leonardo ayrıca Milano'nun ticari candamarı olan kanal ve havuz ağının tasarlanmasında da katkıda bulunmuştur. Pek çok navigli yerine kaldırım döşenmiş olsa da Naviglio Grande ve Naviglio Pavese ayaktadır. Birleştikleri Navigli semtinde stüdyolar, butikler, kitabevleri ve şehrin en iyi barları bulunmaktadır.

Mevsimsel Milano

Her yılın 7 Aralık günü Sant'Ambrogio caddesinin çevresindeki sokaklar yöresel yemeklerden tadan kalabalıklarla dolar ve tezgahlarda el yapımı eşyalar ve antikalardan CD'lere ve Afrika yapımı heykellere hemen her şey satılır. Milano'nun koruyucu azizi, yani Sant'Ambrogio yortusunda düzenlenen bu sokak pazarı Milano'nun en önemli festivallerinden birisidir. Mart ayının üçüncü hafta sonunda, çoğu yılın kalanında kapalı olan Milano'nın tarihi palazzi ve anıtları Giornata FAI di Primavera için halka açılır (02 467 6151).

Restoranlar ve barlar

İtalyan mutfağı genelde tamamen mekâna bağlıdır. Birbirine komşu kentler yemek tarifleri üzerine kıyasıya kavgaya tutuşur ve aynı yemeğe farklı kentlerin yaptığı katkılar egzotik kabul edilir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında İtalya'nın yaşadığı sanayi patlaması ülkenin her yerinden Milano'ya çalışmak üzere gelen kişileri çekmiş ve bu kişilerin ufuklarını genişletmiştir. Mükemmel Milano mutfağının gurur kaynakları Masuelli San Marco (Viale Umbria 80, 02 5518 4138) ve Trattoria Madonnina'dır (Via Gentilino 6, 02 8940 9089). İtaya'nın diğer lezzetlerinden tatmak için Porta Romana'da bulunan ve şehirdeki en iyi Sicilya yemeklerinin (ve en iyi balıkların) pişirildiği Al Merluzzo Felice'yi (Via Papi 6, 02 545 4711) deneyebilirsiniz. Yakınlarda bulunan Osteria Giulio Pane e Ojo (Via L Muratori 10, 02 545 6189) spaghetti all’Amatriciana gibi en iyi ev yapımı Roma yemeklerini sunar. Tara'da (Via Cirillo 16, 02 345 1635) mükemmel Hint yemeklerinden tadabilirsiniz. Küçük La Latteria'da (Via San Marco 22-24, 02 659 7653) bir masa için beklemeye değer. Napoli dışında tadabileceğiniz en iyi pizzanın Anema e Cozze restoran zincirinin Brera şubesinde (Via Palermo 15, 02 8646 1646) yapıldığı iddia edilmektedir. Son Yemek'in yakınlarında bulunan Caffè Cavour (Via Santa Maria alla Porta 13, 02 8645 4690) hareket hâlinde olmayı sevenler için lezzetli sandviçler ve çabuk hazırlanan yemekler sunmaktadır. Milano'nun bar ortamı İtalya'nın her yerinde olduğu gibi gelişmektedir. En sevilen barların bulunduğu yerler arasında kuzeydeki Moscova ve Navigli ve güneyde Colonne di San Lorenzo'nun etrafındaki bölge sayılabilir. Zorunlu aperitivi tadımına bir Negroni ile başlayabilirsiniz – yani cin, vermut ve campariden yapılan bir karışımla. İçkilerin yanında sunulan kanapeler her zaman ücretsizdir. Başkalarını izlemek için Armani alışveriş merkezindeki Nobu'nun Milano versiyonunu tercih edebilirsiniz (Via Pisoni 1, 02 7231 8645). Öğrencilere ve alternatif yaşamayı sevenlere hitap eden Modus Vivendi, eski bir kilisede kurulduğu için daha çok ‘la Chiesetta’ olarak bilinmektedir (Via Lomazzo 12, 02 3360 6253). 10 Corso Como Caffè (Corso Como 10, 02 2901 3581) eski bir araba tamircisinin yerinde kurulmuştur ve inanılmaz pahalı yiyecekler ve süper şık içkiler sunmaktadır. Via Conca del Naviglio'da Le Biciclette'yi (No.10, 02 5810 4325) deneyebilirsiniz.

Alışveriş

Alışverişin en hareketli olduğu yer Via Montenapoleone, Via della Spiga, Sant’Andrea ve Via Manzoni'nin oluşturduğu dörtgen, yani quadrilatero della moda'dır. Ünlü tasarımcıların imzasını taşıyan ürünlerin bulunduğu sokaklar modanın altın kartını taşımaktadır. Giorgio Armani Superstore (via Manzoni 31, 02 7231 8600), Gucci (via Montenapoleone 5-7, 02 771 271) ve Moschino (via della Spiga 30, 02 7600 4320) tercih edilen markalardır. Duomo'nun güneyinde Corso di Porta Ticinese'de geleceği parlak tasarımcıların imzasını taşıyan ürünler avangartları kendinden geçirmektedir. Daha sınırlı bütçeye sahip olanlar için önceki yılın fazla ürünleri de satılmaktadır – Salvagente'yi (Via Fratelli Bronzetti 16, 02 7611 0328) deneyin. Uygun fiyata moda Corso Buenos Aires, Via Torino, Porta Vittoria ve Milano'nun yeni kurulan Çin mahallesinde, yani Via Paolo Sarpi'de bulunabilir.

1. Gün - İSTANBUL – ZÜRİH - LUGANO
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar terminalinde PRONTOTOUR yetkilileriyle saat 05.50’de buluşma. Bilet ve gümrük işlemlerini takiben Türk Havayolları ile saat 07.50’de Zürih’e hareket, inişimizi takiben bizi bekleyen özel otobüsümüzle Lugano’ya transfer.Varışımızı takiben Lugano şehir turu. Tur bitiminde otelimize transfer ve yerleşme. Geceleme otelinizde.

2. Gün - LUGANO – COMO - MİLANO
Sabah kahvaltı sonrası İtalya’nın en güzel şehirlerinden olan Como’ya hareket. Panoramik olarak yapılacak Como turunun ardından 1-1.5 saatlik otobüs yolculuğu ile Milano’ya varış. Varışımızı takiben yapacağımız Milano şehir turunda Duomo Katedrali, La Galeria, Porta Romano, Quartiere Meydanı görülecek yerler arasındadır.Tur sonrasında otelimize transfer.Geceleme otelinizde.

3. Gün - MİLANO
Sabah kahvaltısı sonrası serbest zaman. Arzu eden misafirlerimiz ekstra yapılacak olan Romeo ve Juliet’in evi olarak bilinen Verona ve Garda gölü gezisi.Gezi sonrası Milano’ya dönüş ve Geceleme otelimizde.

4. Gün - MİLANO
Sabah kahvaltısı sonrası alışverişiniz ve Milano’yu gezmeniz için serbest zaman.Arzu edenler ile extra yapılacak olan Gondollar şehri Venedik gezisi. Bu gezimizde San Marco Katedrali ve Meydanı, Dükler Sarayı, Canale Grande, İç Çekme ve Rialto Köprüsü görülecek yerler arasındadır.Şehir gezisi sonrası alışveriş için serbest saatler.Arzu edenler rehberiniz düzenleyeceği Extra Gondol gezisine katılabilirler.Akşam Milano’ya geri gönüş ve konaklama otelimizde.

5. Gün - MİLANO - CENEVRE
Sabah kahvaltısı sonrası İsviçre’nin en güzel şehirlerinden biri Cenevre’ye hareket.Varışımızı takiben yapacağımız Cenevre şehir turunda, Leman Gölü, Mont Blanc Köprüsü, Brunswıck Monument, Avunue De France, Cenevre Katedrali, Notre Dame Rousseau Adası, İngiliz Bahçesi, Old Town görülecek yerler arasındadır. Tur bitiminde otele transfer ve yerleşme. Geceleme otelinizde.

6. Gün - CENEVRE - ZÜRİH
Sabah kahvaltı sonrası Zürih’e hareket.Yol üzerinde ekstra olarak Lozan & Montro turu.( Bu turumuz tüm grubun katılımı ile yapılacaktır.)Gezi sonrası yapılacak olan Zürih şehir turunda; Zürih Gölü, Eski Gar, Milli Müze, Zürih Katedrali, Saat Kulesi ile alışveriş caddesi görülecek yerler arasındadır. Tur bitiminde otele transfer ve yerleşme. Geceleme otelinizde.

7. Gün - ZÜRİH
Sabah kahvaltı sonrası serbest zaman. Arzu eden misafirlerimiz ekstra Luzern Gölü ve Pilatus Dağ turuna katılabilirler. Bu turumuzda Pilatus Dağı’nın zirvesine çıkıyoruz ve muhteşem doğal güzellikleri görüyoruz. Harika göl ve dağ manzaraları ile birlikte Luzern şehrinde alışveriş için serbest zaman. Tur bitiminde otelimize transfer. Geceleme otelimizde.

8. Gün - ZÜRİH - İSTANBUL
Sabah kahvaltı sonrası özel otobüsümüzle Zürih Havalimanı’na hareket. Saat 17.25’de Türk Havayolları ile İstanbul’a hareket. 21:20’de İstanbul’a varış ve turumuzun sonu
 




Yurtdışı seyahate gidecekseniz vize başvurusunda gereken belgeler:

a ) İşverenseniz


Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf

İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)

Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)

Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri

Antetli kağıda turistik amaçlı vize talep ettiğinizi belirten bir dilekçe.  (Yetkili kişilerce imzalanmış ve kaşe basılmış)

Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.

Vergi levhası fotokopisi.

Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz faydalıkdır)


b ) Ücretli çalışıyorsanız
 

Antetli kağıda firmada çalıştığınıza dair bir dilekçe

Turistik gezi amaçlı vize talep ettiğinizi belirten dilekçe.

SSK onaylı işe giriş bildirgesi

3 aylık maaş bordrosu (fotokopi olabilir)

Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf

İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)

Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)

Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri

Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.

Vergi levhası fotokopisi.

Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz faydalıkdır)

 

Geziler

Program dışındaki geziler fiyatın içinde değildir. Bu gezilere katılmak isteyenlerin rehberle konuşarak önceden rezervasyon yaptırmaları gerekmektedir.

Oteller

Otel ismi konfirmasyon esnasında kesin olarak belirlenecektir.

Simditatil.com / Net Tours

   

ANA SAYFA | OTELLER | TATİL | TURLAR | ENGLISH | BİZE ULAŞIN