Ana Sayfa Oteller Yurtiçi Turlar Yurtdışı Turlar Lux Oteller İletişim Bilgileri



Avrupa turları Nice - Venedik - Cannes - Portofino - Floransa - Roma turu

İtalya Fransa

Aradığınız bölgeye en yakın turlar aşağıda listelenmiştir.Lütfen tüm tur seçenekleri için TURLAR


İSVİÇRE-İTALYA
İSTANBUL Kalkışlı
CENEVRE(2)&MİLANO(3)&COMO-LUGANO(1)&ZÜRİH(1)
23 Mayıs - 30 Mayıs



Fiyat: 499 EUR
CNN Tours
İTALYA VERA
İSTANBUL Kalkışlı
ROMA&FLORANSA&VENEDİK
24 Mayıs - 31 Mayıs



Fiyat: 529 EUR
Pronto Tour
İTALYA FORMULA
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK&FLORANSA&ROMA
18 Mayıs - 25 Mayıs



Fiyat: 579 EUR
Pronto Tour
İTALYA EKONOMİK
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK-FLORANSA-ROMA
17 Mayıs - 24 Mayıs



Fiyat: 479 EUR
Pronto Tour
İTALYA EKONOMİK
İSTANBUL Kalkışlı
ROMA&FLORANSA&VENEDİK
24 Mayıs - 31 Mayıs



Fiyat: 479 EUR
Pronto Tour
İTALYA EKONOMİK
İSTANBUL Kalkışlı
VENEDİK&ROMA&FLORANSA
18 Mayıs - 25 Mayıs



Fiyat: 449 EUR
Pronto Tour

Venedik

Adalar Şehri

Modern dünyanın getirdiği her türlü imkanın çok ötesinde bir şehir Venedik. İtalya’nın kuzeydoğusunda, Adriyatik Denizi’ne yakın, 409 köprünün birbirine bağladığı 116 adanın üzerine kurulmuş olan şehirde otomobil kullanmak yasak. Dolayısıyla polisten postacıya herkes şehir içinde sandallarla yolculuk etmekte. Sabahları erken saatte şehre çıkan ziyaretçiler, boş kanallarda günümüzden çok uzaklara yolculuk ederek kendilerini ortaçağın büyülü ortamında bulacaklar.

Venedik, çok eski zamanlardan beri doğu ve batının birleştiği önemli limanlardan biri olmuş, Marco Polo da dahil olmak üzere bir çok gezgin ve tüccarın ziyaret ettiği, getirilen ipek ve baharatların satıldığı bir şehir haline gelmiştir. Bu dönemde oldukça zengin bir şehir olan Venedik, bir çok mimari yapı ve sanat eserleriyle donatılmıştır.

Venezia komünüyle birlikte şehrin nüfusu 272 bine ulaşmaktadır. Şehir Cannaregio, San Polo, Dorsoduro, Santa Croce, San Marco ve Castello olmak üzere 6 bölgeye ayrılmıştır. Grassi Sarayı, Ca' d'Oro ve Ca' Rezzonico Sarayları; San Marco Basilikası; Rialto, Accademia ve Scalzi Köprüleri, Accademia, Arsenal ve La Fenice Opera Binası şehirde mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer almakta.

Venedik, neredeyse yılın her ayı bir festival havasında. Özellikle bahar aylarında ve Paskalya Bayramı dönemi şehir oldukça kalabalık hale geliyor. Ziyaret için en iyi gidilecek zaman baharın bulutsuz günlerinin tadını çıarabileceğiniz Mart, Nisan, Mayıs ayları. En iyi ikinci dönem ise Eylül ayı, ancak sessizlik ve sakinlik arayanlar Ekim ayını tercih edebilirler. Kış ayları şiddetli soğuk altında geçmesine rağmen, Venedik’i beyaz karlar altında görmek isteyenler, ancak peri masallarında yaşayabilecekleri bir deneyim sahibi olabilirler.

Şehirden 12 km. uzaklıkta olan Marco Polo Havaalanı, istisnai charter seferlerinin dışında en çok kullanılan havaalanı. Ziyaretçiler gelir gelmez şehir merkezini dolaşmak isteseler dahi, Venedik’in asıl keyfi arka sokakları dolaşmakla çıkar. San Polo’daki Campo di Santa Margarita semti, eğlence mekanlarının, pub ve barların bulunduğu bir yer. Şehri gondollarla gezmek biraz pahalı da olsa denemeye değer. Su taksileri de gondollar kadar pahalı. Ama taksi şoförleri çizgili kıyafetler giymez ve “O Sole Mio” diye bağırmazlar.

Venedik’te güzel yemek yemek için dikkatli olmak gerekiyor. Pizza boyutları 1 kişiye rahatça yetecek büyüklükte olmasına rağmen salata istediğinizde önünüze gelen 6-7 parça Mozarella peyniri, domates ve marul olabiliyor. Venedik’te makarna yiyemezsiniz ama sosla servis edilen eriştelerden bolca bulmanız mümkün. Ayrıca şehrin kültüründe devamlı servis edilen ve Cichetti adı verilen kürdanlara takılmış aperatif tadında yemekler var. Genelde ufak bardaklarda verilen şarapla birlikte servis ediliyor. Halkımız tarafından sevilen Tiramisu tatlısı da Venedik’e özgü bir tatlı.

Roma

Tanıtım

Yüzyıllardır uluslar arası turizm haritasında en başlarda kendisine yer bulan bu ebedi şehir artık yepyeni ve büyüleyici bir görüntüye sahip; çünkü tüm sokakları ve meydanları yenilendi, tarihi binaları geceleri aydınlatılmaya başlandı, fıskiyeleri temizlendi. Restorasyonun yanında; Richard Meyer, Zaha Hadid ve Odile Decq gibi sanatçıların eserleri 21. yüzyılın çağdaş Roma’sını daha da aydınlatmaktadır. Dünya üzerinde ki hiçbir şehir Roma kadar güzel olamaz, pek azı da onun kadar çekici...

Eski ve yeni yapıların ve sokakların işlekliğine ve labirent gibi karışık olmalarına karşın Roma’yı gezmek çok kolaydır. Roma’yı gezerken bilmeniz gereken en temel bilgi; eğimli Tiber Nehri’nin Roma’yı doğu ve batı olarak ortadan ikiye bölmüş olmasıdır, çoğu tarihi mekan doğu kısmında kalmaktadır. Roma’nın eski şehir merkezinin güney sınırını Via del Corso ile birlikte piazza Venezia (Venedik Meydanı) çizmektedir. Eski Roma’nın bulunduğu yer olan Capitoline ve Palatine Tepeleri güneyden kuzeye doğru yerleşmiştir ve Villa Borghese de kuzey sınırını oluşturmaktadır. Vatikan ise Roma haritasının batı bölümünde kalmaktadır.

Roma, 2800 yıllık tarihinde bu coğrafyada kurulan bir çok devletin merkezi olmuş bir şehirdir. Günümüzde hala İtalya’nın başkenti olmasının dışında, tarihsel gelişiminden getirdiği kendine has karakterini korumaktadır. Roma sınırları içinde bulunan ve Katolik Kilisesi’nin lideri Papa’nın yaşadığı bağımsız Vatikan Devleti, bu karakteri oluşturan önemli unsurlardan biridir. Ayrıca 4 milyona yaklaşan nüfusuyla Roma, İtalya’nın en kalabalık ve en büyük şehri olma özelliğini de elinde tutar. İstanbul gibi 7 tepe üzerine konumlanmıştır. Denize uzaklığı yaklaşık 30 km’dir.

Roma şehri, binlerce yıllık medeniyetin canlı sembolü gibidir. Hıristiyanlık’ın en önemli ve en büyük kilisesi olan 60 bin kişi kapasiteli San Pietro Kilisesi burada bulunmaktadır. St. Peter Basilikası, Sistine Şapeli, Colosseum, Trevi Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri ve daha bir çok tarihi yapı, Roma’ya o eşsiz güzelliğini veren birer taç gibidir. Şehirde Raphael, Bottecelli, Pinturicchio and Belini gibi değerli sanatçıların da eserlerinin sergilendiği sayısız müze bulunmaktadır.

Şehrin iklimi genelde ılımlı bir yapıya sahiptir. İlkbahar ve yaz ayları, havanın güneşli ve yumuşak olması sayesinde Roma’yı ziyaret etmek için ideal zaman dilimini oluşturur.

Eski Roma

Roma’nın en etkileyici harabeleri olan Forum ve Colosseum, Capitoline ve Palatine Tepeleri arasında bulunmaktadır. Yıkılmış kolonlar ve mermer parçaları arasında gezinirken, bunların görkemiyle bu harabeleri kafanızda birleştirerek Sezar’ın ülkeyi nasıl bir yerde yönettiğini canlandırmanız mümkün. Forum’un hemen yanında dördüncü yüzyıla ait kemerler bulunmaktadır. Çeşitli restorasyonlardan sonra, gladyatör savaşları olmasa da, çeşitli gösterilere ev sahipliği yapmaya başlayan amfitiyatro, aynı zamanda çok kapsamlı müzikal ve sanatsal etkinlikler için de kullanılmaktadır. Amfitiyatronun hemen arkasında eski Roma’da iki tekerlekli savaş arabalarının yarıştığı çimlik araziyi görebilirsiniz.

Bütün bu manzarayı yukarıdan gören Capitoline Tepesi’ne ulaşmak için Marcello Tiyatrosu’nun basamaklarını kullanabilirsiniz. Nefes kesici güzellikte ki Campidoglio Meydanı Michelangelo tarafından tasarlanmış olup, tamamlanması bir yüzyıl kadar sürmüştür. Bu meydanın zıt taraflarında bulunan Palazzo Nuovo ve Palazzo dei Conservatori birleşerek Capitoline Müzesi’ni oluşturmaktadır. 1471 yılında Pope Sixtus IV tarafından açılan müze, dünyanın en eski halka açık müzesi olmakla birlikte mükemmel heykellere ve Rönesans sanatının örneklerine ev sahipliği yapmaktadır.

Tepenin yamacında bulunan Santa Maria Kilisesi, Juno’nun (Eski Romalıların evlilik tarıçası), Jupiter’in Minevra’nın tapınaklarının bir zamanlar bulunduğu yeri işaret etmektedir. Ancak; Vittoriano Anıtı’nın iri gövdesi bu güzellikleri sokaktan geçerken görmenizi engeller. Bu anıt 19. yüzyılda yapılmış olup Venezia Meydanı’nı tepeden görmektedir. Aynı zamanda, Mussolini eskiden burayı genel karargahı olarak kullanmaktaydı.

Eski Roma’dan günümüze kadar en iyi şekilde korunarak getirilen Pantheon, Hadrian tarafından 12 Tanrı için yaptırılmıştır. Rotondo Meydanı’na tepeden bakan Pantheon, Navona ve Corso Meydanlarının da ortasında bulunmaktadır.

Quirinale ve Tridente

Quirinale ve Tridente bölgeleri, mükemmel manzaralarıyla birlikte bölgenin kuzey sınırını oluşturmaktadır. Eski Roma’nın bir diğer tepesi olan Quirinale, romantizmin mıknatısı olan Trevi Çeşmesi ile ünlüdür. Çeşmenin yapımı için önce, 17. yüzyılda şehrin baş mimarı görevinde olan, Gian Lorenzo Bernini’ye teklif götürülmüştü ancak Nicolo Salvi bu projeyi tamamlayan mimar olmuştur. Salvi’nin yapıtı abartılı ve gösterişli bulunmuş olup; Bernini’nin barok yapıtları –Tritone Çeşmesi, Quirinale Sarayı’nın kapısı ve Navona ve Barberini Meydanlarında daha pek çok eseri bulunmakta- daha çok beğeni toplamıştır.

Villa Borghese

Roma’nın enfes manzarasına biraz ara vermek isterseniz, Barberini Meydanı’ndan çıkıp Veneto’yu takip ederek Villa Borghese’ye gelebilirsiniz. Bu büyük park bir zamanlar Borghese ailesine aitti ve burada ki evlerde kaçırmamanız gereken Borghese Galerisi -Bernini heykelleri ve Caravaggio tabloları sergilenmekte- ve Galleria Nazionale d’Arte Moderna (Ulusal Modern Sanat Galerisi) –Cezanne ve Kandinsky’nin çalışmaları sergilenmekte- vardır. Bu parkın doğu ucunda iki meydan; Spagna ve Popolo bulunmaktadır. Spagna Meydanı’nın en ünlü bölgesi, her zaman yerli ve yabancı turist kalabılığıyla, etkileyici İspanyol Basamaklarıdır. Spagna Meydanı, John Keats ve Mary Shelley’nin –her ikiside yazar ve şair- sıkça uğradıkları ve favori yerlerinden bir tanesidir. Keats 1821 yılında bu meydanda ki bir evde ölmüştür ve bugün o ev Keats-Shelley’yi Anma Evi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Popolo Meydanı’nda, bir zamanlar mahkumlara işkence edilen meydan, Santa Maria Kilisesi bulunmaktadır. 1472 yılında inşa edilen bu kilise bazı inançlara göre perilidir; Nero metresi tarafından öldürülmüş ve buraya gömülmüştür. Nero’nun hayaletinin dışında burada görebileceklerinizin arasında Raphael, Caravaggio ve Pinturicchio’nun eserleri bulunmaktadır.

Vatikan

Bu küçük ve bağımsız şehir, İ.S. 90 yılında, St Peter’in öldüğü yere ilk anıt dikildiğinde, kurulmuştur. Dördüncü yüzyılda, Roma İmparatoru Konstantin bu mezarın üzerine bazilika yaptırmıştır. Bir dizi saldırıdan sonra Pope Leo IV, bu alanın etrafını 12 metre yüksekliğinde bir duvarla çevrelemiştir. 1929 yılından beri bağımsız bir şehir olan Vatikan, tamamıyla Roma’dan izole bir yaşam içindedir. Kendi kuralları bulunan bu şehirde bacaklarınız görünecek biçimde ya da omuzlarınız açık bir şekilde giyinmeniz yasaktır, kredi kartı hiçbir yerde kabul edilmez; ayrıca burası gümrüksüz bölge olarak kabul edilmiştir. Vatikan’da ilk uğramanız gereken yer St Peter Bazilika’sıdır. Buranın kubbesi, 1590 yılında Michelangelo tarafından tamamlandığında o güne kadar tuğla kullanılarak inşa edilmiş en büyük yapıydı. Ziyaretçiler önce küçük bir asansöre binerek daha sonra da merdivenleri kullanarak en tepeye ulaşabilir; Vatikan Bahçelerinin, Bernini Meydanı’nın ve şehrin büyüleyici görüntüsünün tadına varabilir. İbadet yerlerinin hemen altında, Michelangelo’nun Pieta’sının ve John Paul II’ninki de dahil olmak üzere, birçok kabir bulunmaktadır.

Bazilikayı biraz geçtikten sonra yolun sonunda bulunan Sistine Kilisesi’nde Michelangelo’nun “Creation and the Last Judgement” freskleri ve Boticelli, Rosselli ve Signorelli’nin Rönesans’a ait eserleri sergilenmektedir.

Restoranlar ve Barlar

Geleneksel Roma mutfağı göz alıcılıktan uzaktır. Her ne kadar geleneksel yemekler biraz garip görünsede, yine de turist tuzağı olarak nitelendirilen mikrodalga fırınlardan çıkma standart İtalyan yemeklerinden daha çok tercih edilmektedir. Son yıllarda, dünya mutfaklarından örnekler bulabileceğiniz restoranların açılmaya başladığını da hatırlatmakta fayda var. Birçok restoranda katı olarak uygulanan yemek saatleri şu şekildedir; 12:30 – 15:00 saatleri arasında öğle yemeği ve 19:30 – 23:00 saatleri arasında akşam yemeği servisi sunmaktadırlar. Uygun fiyatlarda yemek yiyebileceğiniz yerler San Lorenzo ve Trastevere’dir. Eğer canınız iyi bir pizza çekerse uğramanız gereken adres Navona Meydanı’nın yakınında ki Da Baffetto’dan başkası değildir; pizzaları o kadar lezzetlidir ki Romalılar burada yemek yiyebilmek için sırada bile beklerler. Romalı Yahudilerin geleneksel yemeklerini oldukça uygun fiyatlarla bulabileceğiniz adres ise azınlıkların mahallesinde ki Al Pompiere’dir. Burada ki diğer bir alternatif ise açık havada hizmet veren ve deniz mahsullerinde uzmanlaşmış olan Riccioli Café’dir. Akşam yemeğinden önce ya da sonra rahatlamak için bir kadeh şarap içebileceğiniz yerler, aynı zamanda geleneksel şarap satıcılarıdır, Il Goccetto ve La Vineria’dır.

Gece Hayatı

Gece kulübüne gitmek için en iyi seçeneğiniz Testaccio bölgesinde bir akşam geçirmenizdir. Burada bulunan Metaverso küçük mekanına rağmen başarılı DJ’leri ve düşük giriş ücretiyle ilgi çekmektedir. Geniş çapta organizasyonlar düzenleyen Villaggio Globale de bu bölgede sıkça uğranan gece kulüplerinden bir tanesidir. Alternatif olarak Nearby Akab ve Ostiense de bu bölgede hizmet vermektedir.

Alışveriş

Roma’da en önemli alışveriş yerleri Spagna Meydanı’nın çevresinde toplanmıştır. Prada, Giorgio Armani gibi lüks mağazalarla birlikte sokak modasını da takip edebileceğiniz mağazalar bu bölgede bulunmaktadır. San Giovanni metrosunun hemen yanında bulunan Sannio Market’te ise ikinci el kıyafetler bulmanız mümkündür.

NICE

GİRİŞ

Artık yalnızca aşırı zengin aristokratların şehri olmasa da - günümüzde şehrin nüfus yapısı Fransa'nın beşinci büyük şehri unvanına layık bir şekilde farklılaşmıştır - Nice, teras caféleri ve artık şehrin sembolü olmuş deniz kıyısında kilometrelerce uzanan palmiyeli yürüyüş yoluyla hâlâ kültürlü ve seçkin bir görünüme sahiptir. Yıllar içinde Nice değişmiş olsa da - duvar yazılarıyla kaplı kenar mahalleleri ün kazanmıştır - ancak kıskanılan iklimi ve Baie des Anges kıyısındaki muhteşem konumu sayesinde turistler arasındaki popülerliğini korumaktadır.

Şehrin kalbi - Nice'in en renkli mahallesi - sahilin hemen gerisinde, Saleya caddesi boyunca uzanmaktadır. Sahilde Hôtel Meridien'in önünden kalkan mini trenle çıkacağınız turla çiçek pazarından, eski şehirden ve Castle Hill bahçelerinden geçebilirsiniz. Hareketli Saleya caddesinde her gün meyve, sebze, çiçek ve Pazartesi günleri antika eşyaların satıldığı bir pazar kurulmaktadır. Chapelle de la Miséricorde kendisini ziyaret edenlere ruhunu, sükunetini ve freksler, altın kakmalar, gösterişli avizeler ve muhteşem bir Bréa mihrap taşıyla barok mimarinin muazzam örneklerini sunmaktadır. Pazarın kuzeyinde 17. yüzyıldan kalma güzel ve barok tarzda Cathédrale de Ste-Réparate'ın (Place Rossetti) yanında 18. yüzyılda yapılan çan kulesi yer almakta ve parlak seramik kaplı kubbesiyle tanınmaktadır. Kuzeydoğuda bulunan süslü ve Cenova tarzında inşa edilmiş Palais Lascaris (15 Rue Droite, 04 93 62 72 40, Salı günleri kapalıdır), 17. ve 18. yüzyıldan kalma bir mobilya ve tablo hazinesine ev sahipliği yapmaktadır.

Batıya doğru Nice çok farklı bir görünüme bürünerek 18. ve 19. yüzyılda inşa edilmiş stük villalar, neo-klasik oteller ve içinde çeşmelerin de bulunduğu bir dizi bahçeye yer verir. Musée des Beaux-Arts'da (Güzel Sanatlar Müzesi, 33 avenue des Baumettes, 04 92 15 28 28, Pazartesi günleri) Rodin'in Le Baiser (Öpücük) heykelinin aslı sergilenmektedir. Beyaz mermer kaplı Musée d’Art Moderne et d’Art Contemporain'de (MAMAC, Modern Sanatlar Müzesi, Promenade des Arts, 04 93 62 61 62, Pazartesi günleri kapalıdır) aralarında École de Nice örneklerinin de yer aldığı (Arman, César, Klein) çeşitli sanat eserleri sunulmaktadır. Galerie de la Marine'de (59 quai des Etats-Unis, 04 93 62 37 11, Pazartesi günleri kapalıdır) zaman zaman sergiler açılmaktadır. Kavramsal sanat örnekleri için Villa Arson'a (20 avenue Stephan Liegeard, 04 92 07 73 73, Salı günleri kapalıdır) uğramanız gerekir. Ortodoks Cathédrale St-Nicolas (boulevard du Tzarewich, 04 93 96 88 02) soğan biçimindeki kubbeleriyle ilgi çekmektedir.

Kuzeyde bir tepenin üstünde bulunan Cimiez, Nice'in en lüks semtidir. Buraya Massena Meydanı'ndan otobüsle (No. 15) ulaşım sağlanmaktadır. Chagall'ın hayatının ilerleyen dönemlerinde yaptığı bazı eserlerden oluşan muhteşem bir koleksiyona, ışıkla süslenmiş modern bir yapıda ev sahipliği yapan Musée National Message Biblique Marc Chagall'dan (Avenue du Dr Ménard, 04 93 53 87 20, Salı günleri kapalıdır) başlayarak, yine aynı derecede etkileyici bir koleksiyona yer veren Musée Matisse'e (164 Avenue des Arènes de Cimiez, 04 93 81 08 08, Salı günleri kapalıdır) geçebilirsiniz. Eski belediye tiyatrosunun bulunduğu yerde inşa edilen ve 2000 yılında restorasyon çalışmaları yapılan Opéra de Nice (4-6 Rue St-François-de-Paule) yine görmeye değer bir yapıdır.

Restoranlar ve barlar

Yöresel mutfak, Provence ve İtalyan etkilerini içinde barındırmaktadır. Şehrin spesiyalleri arasında pissaladière (soğan, hamsi, siyah zeytinli baharatlı tart), socca (nohut unundan yapılan tava keki) ve stockfissa (sarmısak ve soğanlı morina balığı yahnisi) sayılabilir. Chez Theresa (Cours Saleya, 04 93 85 00 04, Pazartesi günleri kapalıdır) şehirde en iyi socca yiyebileceğiniz restorandır. Le Karr (10 rue Alphonse Karr, 04 93 82 18 31) geleneksel mutfağı modern bir anlayışla sunan bir restoran-bardır. Côté Sud (2 rue Professeur-Sureau, 04 93 01 36 40, Pazar günleri kapalıdır) basit ama çok lezzetli yemekleriyle gün boyu misafirlerini ağırlamaktadır.
Kitsch lokanta La Rotonde'de (Hotel Negresco'da, aşağıya bakınız) üç çeşit yemeği yaklaşık 30 Euro'ya yiyebilirsiniz. Brasserie Flo (4 rue Sacha Guitry, 04 93 13 38 38) eski bir tiyatro olan mekânında iyi Provence yemekleri sunar. La Table Alziari'de (4 rue François Zanin, 04 93 80 34 03) sebze dolmaları ve pesto soslu makarna gibi bölgenin spesiyallerini tadabilirsiniz. La Claire Fontaine (place Rossetti, 04 93 62 30 94) güzel bir meydanda bulunmaktadır. L’Embarcadère (13 cours Saleya, 04 93 62 30 38) sevilen ve güvenilir bir balık restoranıdır ve oldukça zengin bir mönüsü bulunmaktadır.

Alışveriş

Büyük tasarımcıların markaları için Masséna meydanının batısına, rue du Paradis, rue Masséna, rue de la Liberté, rue Alphonse Karr ve avenue de Suède'e doğru ilerlemeniz gereklidir. Avenue Jean Médecin'de aklınıza gelebilecek her zincir mağazanın bir şubesi bulunur. Ancak, Nice'de tramvay güzergahının inşaatı sürdüğünden, Massena Meydanı ve Jean Medecin Caddesi'nde yolların çok bozuk olduğunu unutmamanız gereklidir. Cours Saleya meyve, sebze, zeytin ve taze çiçeklerle doludur. Pazartesi günleri burada antika eşyalar, kumaş ve süs eşyaları da bulabilirsiniz.

Gece hayatı

Şehrin geri kalanı derin uykuya daldığı sırada Nice'teki gece kuşları cours Saleya ve çevresindeki bar ve restoranlara doğru yola çıkar. Latin dansları için Barrio Latino (73 quai des Etats-Unis, 04 93 92 94 04) veya Bodeguita del Havana'ya (14 rue Chauvain, 04 93 92 67 24) gidebilirsiniz. De Klomp da (6 rue Mascoïnat, 04 93 92 42 85) Oxford (4 rue Mascoïnat, 04 93 92 24 54) gibi çok sevilen bir mekândır.

1. Gün - İSTANBUL - BOLOGNA - VENEDİK
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminalinde PRONTOTOUR yetkilileriyle saat 09.30 da buluşma. Bilet ve gümrük işlemlerini takiben Atlas Havayolları ile saat 11.45 de Bologna’ya hareket.İnişimize takiben bizi bekleyen özel otobüsümüzle Venedik’e hareket ve yapılacak olan VENEDİK şehir turunda SAN MARCO KATEDRALİ ve MEYDANI, DÜKLER SARAYI, CANALE GRANDE, İÇ ÇEKME ve RIALTO KÖPRÜSÜ görülecek yerler arasındadır.Şehir turumuzdan sonra akşam otelimize transfer. Geceleme otelimizde.

2. Gün - VENEDİK
Sabah kahvaltı sonrası serbest saatler. Arzu eden misafirlerimiz ile extra Burano-Murano adalar ve Gondol gezisi.Geziler sonrası serbest saatler.Geceleme otelimizde.

3. Gün - VENEDİK (VERONA) - NICE
Sabah kahvaltı sonrası Nice’e hareket.Yol üzerinde ekstra olarak Romeo ve Juliet’in şehri VERONA gezisi.(Bu tur tüm grubun katılımı ile olacaktır) Gezi sonrası Nice’e transfer.Akşam konaklama otelimizde.

4. Gün - NİCE - CANNES (MONACO& MONTE CARLO)
Sabah kahvaltı sonrası Cannes şehir turu. CANNES KALESİ ve KİLİSESİ, YAT LİMANI, FESTİVAL SARAYI. Öğlen Fransız rivierasının güzel kenti Nice’i geziyoruz. PROMENADE DES ANGLAIS, ÇİÇEK MEYDANI, RUS KİLİSESİ, AKROPOL.. Akşam arzu edenlere ekstra olarak Monaco şehri ve Montecarlo kumarhaneleri gezisi. Geceleme otelimizde.

5. Gün - NİCE - PORTOFINO - FLORANSA
Sabah kahvaltı sonrası Floransa’ya hareket.Yol üzerinde İtalya rivierasının meşhur ve şarkılara konu olan kasabası, saklı cennet Portofino gezisi.Gezi sonrası Rönesans’ın doğduğu şehir olan FLORANSA gezisinde; Duomo Kilisesi (Santa Maria Deella Fiore), Vaftizhane, Eski Saray, Ponte Vecchio, Piazza Signoria, Michelangelo Tepesi görülecek yerler arasındadır.Akşam Montecatini bölgesindeki otelimize transfer ve yerleşme.Geceleme otelimizde.

6. Gün - FLORANSA - ROMA
Sabah kahvaltı sonrası Roma’ya transfer.Yapılacak olan şehir turunda; Colosseo, İspanyol Merdivenleri, Trevi Aşk Çeşmesi, Piazza Venezia, Vittorio Emmanuelle Anıtı, Roma Forum, Imperial Forum, Via Del Corso, Vatikan Cumhuriyeti, St. Pietro Katedrali görülecek yerler arasındadır.Şehir gezisi sonrası otelimize transfer ve geceleme otelimizde.

7. Gün - ROMA (NAPOLİ-POMPEİ - NAPOLİ-CAPRİ)
Sabah kahvaltı sonrası serbest saatler.Arzu edenler ile; tam gün ekstra; tipik İtalyan şehri olan Napoli ve Vezüv Yanardağı’nın püskürmesiyle kül bulutu altında kalan ve taşlaşmış bedenlerin görüldüğü antik şehir Pompei turu. Veya İtalya ve Avrupa’nın en zenginlerinin yaşadığı ve villalarının bulunduğu Hollywood filmlerine konu olmuş Cennet ada Capri’nin gezilmesi. Akşam konaklama Roma’daki otelimizde.

8. Gün - ROMA - BOLOGNA - İSTANBUL
Sabah kahvaltı sonrası Bologna Havaalanına transfer. Bilet ve gümrük işlemlerinden sonra Atlas havayolları ile saat 14.20 de İstanbul’a hareket ve Turumuzun Sonu....

 




Yurtdışı seyahate gidecekseniz vize başvurusunda gereken belgeler:

a ) İşverenseniz


Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf

İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)

Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)

Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri

Antetli kağıda turistik amaçlı vize talep ettiğinizi belirten bir dilekçe.  (Yetkili kişilerce imzalanmış ve kaşe basılmış)

Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.

Vergi levhası fotokopisi.

Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz faydalıkdır)


b ) Ücretli çalışıyorsanız
 

Antetli kağıda firmada çalıştığınıza dair bir dilekçe

Turistik gezi amaçlı vize talep ettiğinizi belirten dilekçe.

SSK onaylı işe giriş bildirgesi

3 aylık maaş bordrosu (fotokopi olabilir)

Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf

İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)

Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)

Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri

Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.

Vergi levhası fotokopisi.

Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz faydalıkdır)

 

Geziler

Program dışındaki geziler fiyatın içinde değildir. Bu gezilere katılmak isteyenlerin rehberle konuşarak önceden rezervasyon yaptırmaları gerekmektedir.

Oteller

Otel ismi konfirmasyon esnasında kesin olarak belirlenecektir.

Simditatil.com / Net Tours

   

ANA SAYFA | OTELLER | TATİL | TURLAR | ENGLISH | BİZE ULAŞIN