Avrupa turları Paris turu
Paris & Prag
Aradığınız bölgeye en yakın turlar aşağıda listelenmiştir.Lütfen tüm tur seçenekleri için TURLAR
|
PRAG
İSTANBUL Kalkışlı 10 Temmuz - 13 Temmuz
|
Fiyat: 349 EUR
|

|
(Yok)
|
|
|
|
ORTA AVRUPA TURU
İSTANBUL Kalkışlı PRAG(3)&VİYANA(2)&BUDAPEŞTE(2) 6 Temmuz - 13 Temmuz
|
Fiyat: 599 EUR
|

|
CNN Tours (216) 5378570
|
|
|
ParisIşıkların Şehri. Paris, tartışmasız dünyanın en güzel ve estetik şehirlerinden biri. Öyle bir
şehir ki, ziyarete gelen turistler için de, şehirde yaşayan Parisliler için de
Paris’te olmak gerçekten imrenilecek bir durum. Adeta bir açıkhava müzesi
görünümünde olan Paris, gezmekle bitecek gibi gözükmüyor. Yine de, şehrin en
kalabalık ve büyük alanlarından birini oluşturan ve halka şeklinde ilerleyen bir
bulvar olan “Boulevard Périphérique” ten başlayabilirsiniz. Şehrin merkezi
diyebileceğimiz bu alanı yürüyerek dolaşabilseniz de, geri kalan semtler ve
mekanlar için oldukça kapsamlı metro sistemini kullanmanız iyi olacaktır. Seine nehri, bu güzel şehri adeta ikiye bölüyor. Bunun dışında Fransızlar’ın
“Arrondissement” adını verdikleri bölgeler Paris’in karışık yapısını anlamayı
daha kolay hale getiriyor. Şehir bütünüyle ne kadar klasik bir sanat abidesi
gibi görünse de, Grande Arche de la Défense, Opéra de la Bastille, Institut du
Monde Arabe ve Louvre Müzesi meydanındaki camdan piramit, modernitenin
göstergeleri arasında. Şehirde görülmesi gereken en görkemli yerler arasında Champs - Elysées bulvarı,
Orsay Müzesi, Louvre Müzesi, Georges Pompidou Merkezi, Notre Dame Katedrali ve
Sainte Chapelle’i sayabiliriz. Paris’e gitmek için ideal zamanın ilkbahar aylarından Haziran’a kadar olan süre
olduğunu söylemek mümkün. Bu süre zarfında hava güzel ve güneşli olsa da çok
sıcak olmayacaktır. PragKöprülerin ve Katedrallerin Büyülü ŞehriPrag’a adım atan herkes bu şehre aşık olur derler. Gerçektende Prag’da pek çok
şehirde olmayan bir mıknatıs vardır adeta ve şehri gezdikçe diğer Avrupa
başkentlerinden ne kadar da farklı olduğunu anlarsınız. Öyle ki, Çek
Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag en önemli koruma alanlarından birisi olarak
kabul edilir. 1992 yılında UNESCO’nun yayınladığı Dünya Kültürel ve Doğal Miras
Kayıtları’nda 866 hektarlık bölümü yer almıştır. Ayrıca, 2000 yılında açıklanan
dokuz tane Avrupa Kültür Şehri’nden birisi olmaya hak kazanmıştır. Prag; enerji,
müzik ve sanat ile dolu modern bir Avrupa şehridir. Çek Cumhuriyeti’nin
ekonomik, politik ve kültürel merkezi olan Prag’da hükümet ve parlamento
binaları bulunmaktadır. Ayrıca, akademik eğitiminde merkezi sayılan Prag’da
önemli araştırma ve bilim enstitüleri bulunmaktadır. Avrupa’nın en önemli
kültürel merkezlerinden birisidir ve tiyatrolarıyla, müzeleriyle, galerileriyle
Avrupa’nın kesişme noktasıdır. Prag’ın bir diğer özelliği de Avrupa’nın caz,
klasik müzik ve alternatif rock merkezi olmasıdır. Birçok ünlü kültürel etkinlik
olduğu gibi bunların arasında en çok dikkat çekeni Bahar Müzik Festivali’dir.
Dünya çapında ünlenen bu festivalde çeşitli performans sanatçılarını ve senfoni
orkestralarını dinlemeniz mümkün. Prag’da resmi dil Çekçedir fakat Slovakça da genellikle anlaşılır. Yerli halkın
hemen hemen hepsi orta derecede İngilizce ve Almanca bilgisine sahiptir;
restoranlarda, tarihi bölgelerde ve alışveriş yaparken bu dilleri kullanarak
anlaşmak mümkün. 496 km2’lik alan üzerinde bulunan Prag 1,184,000’lik nüfusa
sahiptir. Yıl boyunca ortalama dokuz derece hava sıcaklığına sahip olan Prag’da
bu rakam yazın 19 derecedir. Şehrin içinden geçen Vltava Nehri 30 km’lik
uzunluğa sahiptir. Her yıl Prag’ı ziyaret eden turist sayısı üç milyonun
üzerindedir. Prag tam anlamıyla bir pub ve bira şehridir, ayrıca yüzlerce şarap evi ve
restorana da ev sahipliği yapmaktadır. En ünlü pubların arasında Pivovar U Fleku
bulunmaktadır; burası dünyanın en eski pub’ı olma özelliğini, 1499 kuruluş
yılıyla, elinde tutmaktadır. Prag’da ki doğal hayat farklı türlerde ki
hayvanlara ve bitki örtüsüne çok geniş bir alan sunarak ev sahipliği yapıyor,
özellikle koruma altına alınmış canlı türlerini koruyarak ziyaretçilerin ve
turistlerin ilgisini çekiyor.
Prag köprülerin ve katedrallerin büyülü şehridir çünkü 10 yüzyıldan fazla
süredir bu eserler Vltava Nehri’ne yansımaktadır. Mutlaka görmeniz gereken bu
eserlerin başında Prag Kalesi, Eski Kent ve Josefov, Karlstejn Kalesi, Cesky
Krumlov, Karlovy Vary, Kutna Hora, Podebrady, Trebon, Konopiste ve Hluboka
Kaleleri, Baroque Prag, Lesser Town, Prag ve W. A. Mozart ve Troja Kalesi
gelmektedir.
Giriş
Günümüzde Çeklerin aklındaki tek fikir başarılı olmaktır. Ancak bu fikre
alışmak için biraz zaman gereklidir. Başarılı gibi görünmek kolaydır, elbette -
hatta ülkenin en çok satan dergisi okuyucularına başarıya gerçekten ulaşmanın
ilk adımının başarılı gibi görünmek olduğunu söylemiştir.
Bohemyalılar Dale Carnegie tarzı bu düşünceye alışkın değildir (aslında çoğu
farklı mistik düşüncelere ilgi duymaktadır ve yeni bir BMW almalarını sağlayacak
her düşünce akımı Prag'da mutlaka tutulacaktır). Şehrin para çılgını Nové Mêsto
mahallesinde kendinizi sokaklara vurmadan önce iyi düşünmeniz gerekir. Aksi
takdirde yeni zengin olmuş bir yönetici kapitalizmin süslü koşum takımlarının
tadını çıkarırken sizi yere serebilir.
Trafiğe kapalı Staré Mêsto daha güvenlidir. Kararmış Gotik tarzda kiliseler,
barlar ve evlerin arasında dolaşırken boynunuzu ileri uzatmaktan çekinmeyin.
Burada hayatınızı kaybetme tehlikesiyle karşılaşmazsınız. Burada sizi yere
uzatabilecek tek şey gece kulübüne gitmek için dışarı çıkan güzel genç
kızlardır. Rusya hariç dünyanın pek az yerinde yeni yetmeler statü göstergesi
ürünleri alıp başkalarına gösteriş yapmaya bu kadar düşkündür. Bu komik
görünümlü gruplardan biriyle karşılaşırsanız yanlışlıkla Cosmopolitan veya GQ
dergilerinden birinin moda çekimlerine girdiğinizi sanabilirsiniz.
Neyse ki, şehrin mimarisi daha canlı ve çelikten yapılma alışveriş merkezleri
ve büroların karşısında yenilmemektedir. Elbette bunlar ortaya çıkmaktadır,
ancak, şehrin eski merkezi zaman karşı koyan, hatta melankolik dokusuyla serbest
piyasaya asla tamamen teslim olmayacaktır.
Eskilerden birinin dediği gibi (bu kişi bizler gibi barlarda fikirler ortaya
atmakla kalmayıp kitaplar yazan birisidir) şehrin durumu o kadar da trajik
değildir. Avrupa'nın bu bölgesinde yüzyıllar boyunca işgal altında kalmaktan
daha kötü kaderler yaşayan şehirler vardır. Prag'ın bir "ağırlığı"
bulunmaktadır. Kafka okuyucuları bu görüşe mutlaka katılacaktır.
İlerlediği bu kadar belli olan bir şehir için biraz tuhaf bir özellik. Belki
de verimliliği, müşteri hizmetlerini, güvenilirliği, şeffaflığı, sağlıklı yaşamı
artırmak ve demokrasi reformlarını hızlandırmak için yapılan bütün çalışmalara
rağmen Prag'da hayat bir şekilde eskiden olduğu gibi devam etmektedir. Bu kadar
köklü değişikliklerin yaşandığı bir dönemde bu gerçekten de nimettir - ve
aklınızı kaybetmemenin de tek yoludur.
Mümkün olduğunca insani bir şekilde Batılılaşmak için çaba harcayan Çekler,
genelde her şeyi mükemmel bir şekilde kontrol altında tutmayı başarmaktadır.
Yeni kariyerleri, aldıkları borçlar, alışveriş alışkanlıkları ve giyim tarzları
(ya da tarzsızlıkları) nasıl olursa olsun her zaman arkadaşlarıyla bir veya beş
şişe bira içecek zamanı bulurlar. Hiçbir iş çalışanları flört etmekten,
şakalaşmaktan veya son kokteylin dedikodusunu yapmaktan alıkoyamamıştır.
İşte size tam aradığınız çakırkeyif olma şansı - ve bunun için buz
parçalarına, taze naneye veya Cointreau'ya ihtiyacınız yoktur. Bu öldürücü
içkinin adı Prag'dır.
Restoranlar ve barlar
Mutfak tarihçileri, unutmayın: 2006, Prag'da akşam yemeğinin zevkli olmaya
başladığı yıldır. Şimdiye kadar dışarıda yemek maceradan öteye geçememiştir -
heyecanlı ve ürkütücü. Hâlâ tam olarak rahatlatıcı ve dinlendirici olduğu
söylenemez, elbette. Eski Demir Perde ülkelerinde lezzetli yiyecekler aramak
daha uzun bir süre risk almak anlamına gelecektir. Ancak günümüzde Prag'da aç
kalanlar kendileriyle ilgilenildiğini, önlerine bir mönü konulduğunu görmekte ve
mönüde bulunanları beğenmektedir.
Şehirdeki aşçıların ve garsonların kendine güvenleri gözle görülür bir
biçimde yükselmekte ve restoranlar gittikçe daha ayrıcalıklı bir görüntüye
kavuşmaktadır. İçeri girdiğiniz anda size kendinizi hem aç, hem de seksi
hissettirecek bir yer arıyorsanız La Scene, Mozaika veya Monarch denemeniz
gereken yerler arasındadır.
Sizin içi "tarz" çeşitli kültürlerin ve etkilerin kaynaşmasıysa, Çek
Cumhuriyeti'nin son on yıla kadar bunların her ikisinden de yoksun kaldığını
unutmamanız gereklidir. Şimdi nihayet, meraklı yabancıların ve ülkesine geri
dönen göçmenlerin etkisiyle Prag'ın restoranları ve barları yeni tatlardan,
sadelikten ve nazik servisten payına düşeni almaya başlamıştır. Ancak Prag hâlâ
sarsılmaz değerlere sahiptir ve koyu sarı ve kırmızı renklere boyanarak
yenilenmeyen yerlerde bile doğru ışıklandırmayla muhteşem bir ortam sunar.
Palffy Palác gibi göz ardı edilmiş ancak karakter sahibi malikanerden
Kolkovna (s104) ve Celnice gibi eski tarz bir bira fabrikasıyken yenilenen
restoranlara Bohemya atmosferine ve eski dünya ortamına bürünmüş yerlerde yemek
yiyebilirsiniz.
Pizzanın ketçapla servis edilmesi yasaklanmadığı gibi şehrin aldırmazlığıyla
ünlü garsonları birden bire konuklara dikkat etmeyi de öğrenmemiştir (veya
hayattan zevk almaya başlamamıştır). Bu daha çok doyurucu Çek yemeklerini,
ızgara etleri, meyveli tatlıları ve ağır sosları daha hafif ve modern yemeklerle
birleştiren restoranların önayak olduğu bir değişimdir. Örneğin, Praglı tanınmış
restoran sahibi Nils Jebens'in son projesi olan modern ve eğlenceli Cowboys'a
bakalım. Veya Kampa Müzesi'nde nehir kıyısındaki fresklerde yenilen ördek
rostosuna. Bütün bunlar Hergetova Cihelna'daki (s79) ateşte pişen Napoli
çörekleri veya küçük Siam Orchid'deki acılı Tayland yemekleri gibi yakın dönemde
açılan öncülere birer örnektir.
Elbette klasik, hiç değişmeyen, konuklarına domuz eti, şnitzel (burada řizek
olarak bilinir), krem soslu biftek (svičkova) ve ucuz yarım litrelik Pilsner
birası sunan mahalle barları bulunmaktadır. Buralar arkadaşların aynı masada
oturduğu, havada dumanın asılı kaldığı ve 12 saat mesai yapan garsonun bayılmak
üzere gibi durduğu işçi sınıfı mekânlarıdır. Bu tür yerlerin mutfağını genelde
akşam saat 22'de kapattığını ve saat 21'den itibaren yemek kalmadığını
söyleyebileceğini unutmamalısınız.
Komünistlerin yakın zamanda yapılan seçimlerde yüzde 20'ye yakın oy aldığı
bir ülkede çok boyutlu bir değişim yaşanmaktadır. Açıkçası, bu tür eski moda
voyvodalık ulusal bir kültür mirasıdır - son yıllarda tasarımcıların ortaya
attığı komik derecede kibirli gösteriş dalgasından da uzun yaşayacağa
benzemektedir. Özellikle plastik camdan yapılma döşemeler, kibarlık budalası
garson ordusu ve Jason Pollock tarzı sunulan ufak yemekler düşünüldüğünde - kim
Prag'a bunlar için gelmektedir ki?
Aromi, Opera Garden, Four Season's Allegro, güzel Fransız Le Bistrot de
Marlène ve şarap barı Le Terroir gibi birkaç gerçek mücevher şık ve yaratıcı
zevkiyle kalıcı olduğunu kanıtlamıştır. Prag'da yaşayan macera sever yabancılar
brunchlar, bagel fırınları ve Radost FX, gittikçe daha çok sevilen Bohemia Bagel
ve şehirdeki en iyi Meksika yemeklerini sunan bütün gece açık fast food
restoranı Picante gibi yerlerde bulunan Meksika mutfağıyla bu karışımı daha da
zenginleştirmiştir. Et seven bu şehirde yaşayan vejetaryenler bile Himalaya,
Country Life ve Radost FX'te uygun seçenekler bulacaktır.
Barlar
500 yıldır bira ustası olarak bilinen Çeklerin kokteyl barlarına fazla önem
vermesini zaten beklemezsiniz. Ancak şehir merkezindeki birkaç yer bu unvanı
kazanmak için ellerinden geleni yapmaktadır. Bu yeni barlarda sihirli pivo,
prosim (bira, lütfen) sözcükleri sizi bir yere götüremeyecektir. Eski Şehir'de
bulunan birkaç kokteyl barı - Tretter's ve Alcohol Bar - Batı Avrupa'daki
örneklerine yaklaşmaktadır. Kokteyllerin dili evrensel olduğundan mojito, sek
martini ve slippery nipple sözcükleri hemen her yerde anlaşılır.
Buralarda zaman geçiren kişiler çok farklı sosyal gruplardan gelmektedir.
Ancak bar çalışanlarının hepsi bütün gece sallar, şıngırdatır ve yuvarlarken
terlediklerini görmenize asla izin vermez. İşçi sınıfının çoğunlukta bulunduğu
Şişkov'da bile (dünyada kişi başına düşen bar sayısının en yüksek olduğu yerdir)
Çeklerin sahibi olduğu ve işlettiği bir bar olan Hapu'da donmuş Margarita ve
nefis Daiquiriler gibi klasikler bulunabilir. Çok iyi olmayabilir, ancak buraya
düzenli olarak gelen yabancıların sayısı bir şeyler söylemektedir.
Bar dünyasında meydana gelen bu gelişmeler daha köklü bira içme geleneğiyle
güzelce örtüşmektedir. Uygun fiyat ve yüksek kalite arayan bar müdavimleri
Prag'dan daha iyi bir yer bulamaz. Pivonun önemli isimlerinin tadını hemen her
yerde çıkarabilirsiniz - Pilsner Urquell, Radegast, Staropramen ve Gambrinus.
Daha sonra, daha az tanınmış Çek lezzetleri için özel barlara gidebilirsiniz:
Bernard için Letensky zámeček, Kozel için U cerného vola, vs. Mönüsü fazla
zengin olamayan barlar bile biranın yanında yenilen tütsülenmiş et ve/veya
muhteşem kokan pivni syr (bira peyniri) gibi çeşitler sunar.
Kafeler
Prag'ın kafe kültürü imparatorluk döneminin şatafatından Amerikan usulü
"deneysel" kafelere her şeyi sunmaktadır. Prag'daki kavárna uzun zamandır
entelektüel hayatın merkezi konumundadır ve gizli polisin artık bulunmadığı
günümüzde Orta Avrupalı hissi veren Dinitz gibi yeni yerler bu role soyunurken
bazı klasikler tekrar ortaya çıkmıştır. Şirin Café Montmarte 1930'larda karanlık
gruplara ev sahipliği yaparken günümüzde iyi yaşamayı seven kişileri kendine
çekmektedir. Václav Havel ve Jiři Kolář gibi muhaliflerin bir zamanlar
toplandığı ve hareketlerini planladığı Slavia da biraz temizlenmiştir, maalesef.
Prag'da yaşayan yabancılar içinde kahve bağımlısı olanlar Ebel Kahvesi, Kava
Kava Kava ve Globe Kitapçısı ve Kahvesi gibi mekânlarda aradıklarını bulabilir.
Havai Dahab gibi bütün dünyaya bir film seti gözüyle bakan mekânlar farklı
bir Prag fenomeninin en yüksek şeklini temsil eder - cajonva, yani çayevi. Bu
örnekte İran işi yastıklar, müzikli göbek dansı gösterileri, kuskus, nane çayı
ve nargileler gibi beklediğiniz her şeyi bulabilirsiniz.
Bahşiş ve nezaket kuralları
Barlara ve birahanelerde masalar genelde yemeden önce sizin gibi "Je tu
volvo?" (Ücretsiz mi?) diye sorması gereken ve birbirine "dobrou chufl" (Afiyet
olsun!) diyen başka müşterilerle paylaşılır. Prag'da akşam yemeklerinde belli
bir kıyafet kuralı yoktur ve yalnızca şehirdeki yeni nesil şık restoranlarda
önceden rezervasyon yapılması gereklidir. Garsonlar hesabınızı bir kâğıt
parçasına yazar ve gitme zamanı geldiğinde bu kâğıda bakarak fatura kesilir.
Hesabı garsonunuza değil, kol bandında katlanır cüzdan bulunan görevliye
ödemelisiniz ("Zaplatim, prosim" cümlesi "Hesap, lütfen" anlamına gelir).
Pek çok barda az bir giriş ücreti ve süt, ekmek ve her yerde duyacağınız
akordeonla çalınan korkunç müzik için ekstra ücret alınması ve hesabı en yakın
10 Krona yuvarlayarak bahşiş alma âdeti devam etmektedir. Daha küçük yerlerde
yüzde 10–15 bahşiş bırakılması kural hâline gelmiştir. Modern mekânlarda
İngilizce konuşarak telefonla rezervasyon yaptırmakta zorlanmayacağınız gibi
hemen her yerde şahsen rezervasyon yaptırmayı daha kolay bulabilirsiniz.
Alışveriş için ipuçları ve eğilimler
Prag'da alışveriş yapmak hâlâ "Soğuk Savaş devlet mağazası" hissini uyandıran
bir maceradır. Çalışma saatleri içinde ihtiyacınız olan hemen her şeyi her zaman
bulabilirsiniz. Ancak yine de can sıkıntısını hemen geçirerek sizin de yaşama
isteğinizi kaybetmenize yol açacak mağaza görevlileri karşınıza çıkacaktır (eğer
ikiden fazla mağazaya girecek olursanız bu hisse mutlaka kapılırsınız).
İşin sırrı ara sokaklardaki tuhaf ama harika mağazaları bulmak - bu
sayfalarda sizin için seçtiğimiz bazı isimleri görebilirsiniz - ve yalnızca
kristal ve kukla mağazalarına girmektir (ikisinin de ne kadar Çeklere özgü
olduğu ve yüksek fiyata satılan sıradan cam eşyalar dışında kristalin kalitesi
tartışma götürmez). Gerçek eğlence kendinizi tozlu ve eski mağazalara atarak
eski baskılar ve kitaplar, antika danteller ve keşfedilmeyi bekleyen nesneler
veya başka hazineler aramaktır.
Prag'ın merkezindeki hemen her mağazada istemeye istemeye de olsa İngilizce
konuşulur ve kredi kartları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak gülümseyen
yüzlere ve "Size nasıl yardım edebilirim?" cümlesine pek sık rastlayamazsınız.
Komünist müşteri hizmetleri anlayışı değişmektedir. Turistik bölgelerin
dışında kalan mağazaların açık olduğu saatler artık daha uzundur. Ancak merkezin
biraz dışına çıkmanız Cumartesileri öğlende kapanan ve Pazar günleri hiç
açılmayan mağazalarla karşılaşmanız anlamına gelecektir.
Büyük mağazaların çoğu alışveriş ortamını renklendirmeye gelen yabancı
markalardır. Ucuz ama moda ürünler satan giysi mağazaları dışında kalanlar
oldukça kolay benimsenmiştir. Çeklerin aldığı ortalama maaş diğer Avrupa
ülkeleriyle karşılaştırıldığında düşüktür ve perakendeciler piyasa koşullarının
bilincindedir. Alışveriş merkezi kavramı son derece iyi karşılanmış ve şehrin
dış mahallelerinde devasa merkezler açılmıştır. Palác Flora ve Novi Smichov
Centrum gibi daha küçük alışveriş merkezlerinde eğlencenin yarısı yeni yetme Çek
müşterilerin ne kadar hayatından memnun göründüğünü izlemektir.
Yabancıların etkisiyle bazı küçük dükkânlar, özellikle potraviny, yani
mahalle bakkalları zor günler yaşamaya başlamıştır. Dünyanın her yerinde olduğu
gibi devasa hipermarketler, hatta daha normal ölçülerde bulunan süpermarketler
bile köşe başlarında bulunan bu dükkânları piyasanın dışına itmektedir. Bu
sırada Louis Vuitton, Hugo Boss, Christian Dior ve Versace gibi pahalı markalar
Çek Cumhuriyeti'nde statü simgesi olan ürünlere talebin arttığını fark etmiş ve
hepsi Prag'da şube açmıştır.
Elbette, ürünlerin hiç de ucuz olmadığı ve katalogun oldukça zayıf kaldığı bu
mağazalara gitmeniz için bir sebep yoktur. Bu markaların taklitleri
orijinallerini hemen takip etmiştir. Pek çok sokak pazarı "marka" taşıyan ve
öyle görünen ayakkabılar, çantalar ve benzeri ürünlerle doludur. Sık sık Çek
ünlüler de taklit ürünleri alırken görülebilir. Bu aşamada çeşitli toplantılarda
taklit ürünler sınıfı geçmelerine yeterli olmaktadır.
Bir mağazaya girdiğinizde görevli size "Máte přáni?" (Ne isterdiniz?) diye
soracaktır. Alışverişinizi tamamlarken "Ještê nêco?" (Başka bir şey var mı?)
veya "Všechno?" (Hepsi bu kadar mı?) diye sorabilirler. Bir şeyin fiyatını
öğrenmek için "Kolik to stoji?" diyebilirsiniz.
Lal taşı ve kehribar
Prag'da adına yakışır her kuyumcu bu taşları bulundurur. Ancak belirtilmeye
değenler özel bir ortamı olanlardır. Turistik eşya mağazalarını dolduran
kristaller ve oyuncak bebekler arasında lal taşı ve kehribar gözünüzden
kaçmayacaktır. Kuzey Bohemya'daki Turnov şehri lal taşının merkezidir ve
orijinal ve gerçek lal taşları buradan gelir. Bu taş ateş kırmızısı rengi ve
ışığı yansıtma becerisiyle ünlüdür. Sahip olduğu varsayılan iyileştirme
becerileri içinde üzüntüyü giderme, takana canlılık ve neşe duyguları verme
sayılabilir. Lal taşı takma modasının geçmişi mücevherleri arasında pek çok lal
taşı kaplama örneğin yer aldığı İmparator Rudolf II'ye ve 1800'lerde
elbiselerini süslemek için lal kullanan Rus çariçelerine kadar dayanır.
Turnov'daki bir imalat tesisi olan Art Cooperative Granát yılda 3.500 farklı
tasarım üretir ve yenilerini yaratacak usta zanaatkarlarla çalışır. Lal taşı,
altın kaplama gümüşün, gümüşün, 14 veya 18 ayar altının içine işlenir. Granát,
ülkede lal taşı işleme hakkına sahip tek firma olduğu için mutlaka üreticinin
belgesini sormanız gerekir. Gerçek Bohemya lal taşları ayrıca G, G1 veya G2
olarak işaretlenir.
Baltıkların en ünlü taşı - kehribar - aslında bir mineral değil, tarih
öncesinden kalma ağaçların reçinesidir. Kuzeyin altını olarak da bilinen
kehribarın tarihi güneşin sembolü olarak bilindiği Neolitik döneme kadar
dayanır. Mısırlılar kehribarı koruyucu olarak mezarlarına koyarken Romalı
kadınlar bu taşı ellerinde tutarak ebedi gençliğe kavuşmayı dilemiştir.
Kehribarın ayrıca bazı iyileştirici özellikleri vardır. Depresyonu azalttığı,
neşe ve iyiliği artırdığına inanılır. Yine, şehrin her yanında bulunan
mağazalarda çok sayıda sahte kehribar karşınıza çıkacaktır. Bu yüzden gerçek
kehribarın tuzlu suya konduğu zaman bir kalıp sabun gibi yüzebildiğini
unutmayın. Sahte kehribar yapımında en fazla cam ve plastik kullanılır. Ancak
gerçek kehribara dokunduğunuzda bu malzemelerde çok daha yumuşak olduğunu
hissedersiniz.
Çek Cumhuriyeti'ne özgü diğer hediyelik eşyalar arasında kuklalar, kristal ve
ahşap oyuncaklar sayılabilir. Özellikle çocuklar el yapımı oyuncakları çok
sevecektir.
Kitap kurtları için şehirde antikvariát olarak bilinen köhne ve eski Çek
kitapları, biblolar, fotoğraflar, haritalar, dergiler ve posta kartlarıyla tıka
basa dolu çok sayıda dükkân bulunur. Pazar olarak bilinen ikinci el mağazaları
hemen her yerdedir ve biraz eğlence arayanlara da hitap eder. Yöresel el
ürünleri için Manufaktura'yı deneyin - ilk bakışta turistlere yönelik gibi
görünür ve turistlerin yoğun olarak bulunduğu yerlerdedir (havaalanı da dâhil,
birini unutmuşsanız), ancak biraz dikkatli bakarsanız doğal sabunlar, bitkisel
esanslar ve eski moda kap kacak da bulabilirsiniz. Sabunlar ve şampuanlardan
yemeklik yağlara ve mumlara Çek yapımı organik ürünler alanında uzmanlaşan başka
bir isim de Botanicus'tur. Sanat eserleri de mükemmel hediyelikler olabilir. Bir
sanat eserinin kopyasını almak için mutlaka Charles Köprüsü üstündeki
satıcılardan alışveriş yapmaya mecbur kalmazsınız. Şehrin pek çok yerine
dağılmış sanat galerileri gibi Prag Kalesi'ndeki veya Ulusal Galeri'deki
hediyelik eşya mağazalarında da aslının birebir kopyası ürünleri çok ucuza satın
alabilirsiniz.
Elbette Çek alkolünün gücünü de asla küçümsememelisiniz. Becherovka gibi bir
likör, Fernet gibi keskin içkiler, Slivovice gibi erik brendisi veya Pilsner
Urquell gibi biralar sıcak Prag anılarını hafızanızda canlı tutacaktır.
Alışveriş yapılacak yerler
Pek çok şehirde olduğu gibi aceleniz yoksa veya klasik bir hediye almak
istemiyorsanız şehir merkezindeki alışveriş yapılacak yerlerden uzak
durmalısınız. Özellikle Hradčany ve Prag Kalesi'nin etrafındaki bölge için bu
durum geçerlidir. Staré Mêsto biraz daha iyidir, özellikle Nové Mêsto'ya doğru
ilerledikçe ve arka sokaklara girerseniz ikinci el kitaplar ve diğer eşyaları
satan dükkânlar karşınıza çıkacaktır. Moda ve pahalı ürünleri bulabileceğiniz
Pařiská'nın ağaçlı yolunun ve sizi kendine çağıran kafelerinin tadını çıkarmak
için güneşli bir günde gitmeniz gereklidir. Na pikopê'de bir alışveriş merkezi
ve pek çok zincir mağazanın şubesini bulabilirsiniz.
Wenceslas Meydanı'na hiç uğramadan da yapabilirsiniz - burada kendine özgü
hiçbir şey bulamazsınız ancak kristal arıyorsanız birkaç eski mağazaya
rastlayabilirsiniz. Ancak, Wenceslas Meydanı'nın iki tarafındaki sokaklar
dolaşmak için son derece uygundur, özellikle de ne kadar ilerlerseniz bu
sokaklar o kadar güzelleşir. Yalnız özellikle geceleri bazı şüpheli kişilere
dikkat etmeniz gerekir. Hediye avcıları Eski Şehir Meydanı'ndan ayrılan
sokakları ve Charles Köprüsü'nün yanındaki Malá Strana'yı keşfe çıkmalıdır.
Karlin ve Holešovice'ye kadar gidebilenler antika tutkularını tatmin ederbilir,
ancak hemen her yerde birkaç sürpriz karşınıza çıkacaktır.
Sanat ve kültür alanındaki gelişmeler
En azından sosyal ve siyasi açılardan Çek Cumhuriyeti'nin hâlâ komünist
idarenin son izlerini üstünden atmaya çalıştığı söylenebilir. Ancak kültürel
olarak ülke modern dünyayla çoktan bütünleşmiştir.
2006 yılında 61'inci yaşını kutlayan Prag Baharı (www.festival.cz) müzik
festivalleri içinde en ünlü olanıdır. Viyolonsel sanatçısı Gil Shaham, ses
sanatçısı Anne Sofie von Otter ve piyanist Garrick Ohlsson gibi virtüözler bu
festivali çok sevmektedir. Ancak Prag'ın yazları gelenek hâline gelmiş kaliteli
klasik müzik kıtlığının sona ermesi daha çok sayıda müzik severi kendisine
çekecektir. Temmuz ve Ağustos aylarında Çek Filarmoni ve Prag Senfoni Orkestrası
(genelde Rudolfinum ve Belediye Sarayı'nda) ve Devlet Operası uzun süreli tatile
çıkmaktadır.
Bu boşluğu doldurmak amacıyla Çek Ulusal Senfoni Orkestrası genel yönetmeni
Jan Hasenörhl geçtiğimiz yıl Prag Konserleri'ni düzenlerken etnik gecelere yer
vermiştir (Amerikan gecesi, Japon gecesi, İtalyan gecesi). Repertuarda Verdi'nin
Requem'inden dinleyenleri memnun edecek Ravel'in Bolero'suna ve turistleri
selamlamak için John Williams'ın Yıldız Savaşları için bestelediği film müziğine
pek çok eser bulunmuştur.
Prag Filarmoni Orkestrası'nın eski direktörü Ilja Šmid Prag Müzik
Festivali'nde benzeri bir yaklaşımı benimsemiş ve popüler şarkıları ciddi Çek
bestecilerin ve piyanist Antonin Kubálek gibi tanınmış solistlerin eserleriyle
karıştırmıştır. Šmid'in çalışması hedefi kaçırmış olsa da bazı konserler
ilkbahar ve sonbahar aylarında düzenlen daha tanınmış konserlerin başarısını
yakalamıştır (Prag Sonbaharı, www.prazskypodzim.cz, dikkatleri üzerine çekmeye
başlamıştır).
Prag Müzik Festivali Teplice ve Ostrava gibi şehirlerden gelen orkestraların
konserlerine ev sahipliği yapmakta ve bu konserler şaşılacak derecede iyi
geçmektedir. Ayrıca Prag Konserleri'nde bazı gösterilerden sonra gecenin geç
vakitlerinde önde gelen yıldızların caz dinletilerine katılabilirsiniz.
Görsel sanatlar
Sürrealist Jan Švankmayer, ileri görüşlü Miloš Forman ve kendisine kahraman
gözüyle bakılan Jan Svêrák gibi isimlere rağmen Avrupa'nın pek çok yerinde
olduğu gibi Çek sineması da can çekişmektedir. Ancak Svêtozor'da eskinin ve
yeninin en iyisi yanı sıra dünyanın her yerinden indie çalışmaları
görebilirsiniz.
Sanat sahnesinde yenilikler göz alıcıdır - hatta eski bir savaşın
canlanmasına bile yol açmıştır. 2007 yılının yazında şehirde birbirine rakip iki
büyük gösteri sergilenecektir.
Bienallerin savaşı - biri İtalyan sanat dergisi Flash Art International'ın
(www.praguebiennale.org) ve diğeri National Gallery'nin editörlerine (www.ng.cz)
göre bir numaradır - şehrin sanat dünyasını ikiye bölmüş ve sanatseverleri çok
eğlendirmiştir.
National Gallery'nin bienali Uluslararası Modern Sanat Bienali adına rağmen
hayal gücü açısından biraz zayıftır ve Veletrani palác'da düzenlenir. Prag
Bienali ise ilhama aç kitleleri sanayi bölgesi Karlin'deki Stüdyo Karlin'e
sürükler. Dahası, diğer bienallerin gerçekleşmediği 2006 yılında Tina-B (This Is
Not Another Biennale - Bu Bir Bienal Değildir) adında bir "anti-bienal" ortaya
çıkmıştır.
Prag'da sanat merkezlerinin sayısı da artmaktadır. Indie mekânların duayeni
beş yaşındaki Galerie Display, yavaş yavaş bir sanat merkezi hâlini almaya
başlayan ve Veletrani palác'ın da bulunduğu Prag 7'nin Holešovice mahallesinde
duvar resimleriyle lekelenmiş bir depoda açılmıştır. Sanatçıların çalıştırdığı
bu mekânlar sanat galerileri haritasında gittikçe daha önemli yerleri işgal
etmeye başlamıştır. Yine sıcak nokta Prag 7'de bulunan yeni açılmış Hunt Kastner
Artworks gibi bir avuç özel galerinin benimsediği iki büyük amaç Çek sanat
dünyasını eğitmek ve modern sanatçıların kariyerlerini desteklemektir.
Sahne sanatları
Çek kültürünün gözlerinizin önünde nasıl şekillendiğini takip etmek için
1989'dan önce ağır bir şekilde sansürlenen ve bastırılan tiyatro ve dans
gösterilerini izlemeniz yeterlidir. Modern dans için en güzel zaman Çek
yeteneklerin kendisini gösterdiği iki festivalin düzenlendiği yaz başıdır. Çek
Dans Platformu kapsamında (www.divadloponec.cz) her Nisan ayında bir önceki
yılın en iyilerini ve genelde her yıl en iyi çıkış yapan Çek dansçısına verilen
Sazka Ödülü'nü kazanan kişiler de sahneye çıkar. Haziranda Tanec Praha'da
(www.tanecpha.cz) Çek dansçıların en yeni çalışmaları ve konuk dans
topluluklarının performansları sergilenir.
Sonbahar daha büyük festivaller getirir: Four Days in Motion
(www.ctyridny.cz) her yıl terk edilmiş bir fabrika gibi yeni ve alışılmadık bir
mekân seçer ve avangart dans ve tiyatro piyesleri gibi gösterileri izleyicilere
sunar. Ancak modern dans örneklerini görmek için mutlaka bir festivali
beklemeniz gerekmez.
Roxy's'deki Galerie NoD, Alfred v Dvoře ve Divadlo Ponec (Husitska 24a,
cickov, 222 721 531) yıl boyu yerli ve yabancı sanatçılara ev sahipliği yapar.
Déja Donné (www.dejadonne.com) gibi mükemmel tiyatro-dans toplulukları ve yerli
gruplara dikkat edin. Tanınmış bir yabancı dans topluluğu Avrupa turnesine
çıkarsa Archa Tiyatrosu mutlaka uğrayacakları yerler arasındadır.
Klasik dans tutkunları için Ulusal Tiyatro bale topluluğu (hem Ulusal hem de
Devlet tiyatrolarında gösteri düzenlemektedir) ve Devlet Operası'nın orkestrası
Kuğu Gölü'nden Smetana'nın marşına ilham veren Devlet Operası'nın Má Vlast'ı
gibi orijinal eserlere pek çok parçaya hayat vermektedir. Ulusal Tiyatro'nun
parçaları daha parlak olurken Devlet Operası'nın çaldığı eserler daha cüretli ve
renklidir. Muhteşem koreograf Jiři Kylián'ın adı programda varsa, hiç düşünmeden
rezervasyon yaptırabilirsiniz.
Hemen hemen şehrin her mahallesinde bir tiyatro bulunmaktadır. Prag'da uzun
ve dinamik bir tiyatro geleneği ve kara kutulardan muhteşem Ulusal Tiyatro'ya
yüzlerce sahne bulunmaktadır.
Oyunların çoğu Çekçe'dir ama İngilizce tiyatro oyunlarının sayısı da her
geçen yıl artmaktadır. Haziran başında düzenlenen Prag Fringe Festivali
(www.praguefringe.com) Edinburgh'daki adaşına layık ve onlarca yabancı
sanatçının şehrin dört bir yerindeki mekânları doldurduğu bir sirktir.
Sanatçılar yılın diğer dönemlerinde de genelde Akropolis'de düzenlenen
"off-Fringe" gecelerine katılmak için Prag'ı ziyaret eder.
İngilizce tiyatronun yıldızı şehrin dost canlısı, müthiş atmosferini yeni ve
güzel ortamlarda canlı tutmayı başaran Smichov mahallesinde restore edilen
Švandovo divaldo tiyatrosudur. Burada her zaman yarısında İngilizce altyazının
bulunduğu sekiz ila on oyun sahneye konmaktadır. Tiyatroda ayrıca progresif
konserler ve Lou Reed gibi misafir ünlülerle sohbet geceleri düzenlenmektedir.
Yaz aylar "Kaledeki Shakespeare" performanslarından birini mutlaka
izlemelisiniz (old.hrad.cz). Bu performanslar Çekçe’dir ancak izleyicilerin çoğu
Romeo ve Jülyet gibi klasik bir eseri hemen her dilde takip edebilir. Ayrıca
Hamlet'i bir kalede alacakaranlık geceye dönerken ve kilisenin çanları çalarken
izlemenin eşi benzeri yoktur. Ailece eğlenmek için Çek tiyatrosunun en büyük
dayanak noktasını da unutmayın: şehirde pek çok yerde izleyebileceğiniz kukla
gösterileri. Turist sezonunda Eski Şehir'de kukla gösterilerini duyuran ilgili
pek çok ilan görülebilir.
Biletler ve bilgi
Pek çok bilet gişesinde görevli olan kişinin İngilizcesi zayıftır ancak
biletleri merkez acentelerden birinden almanız daha uygun olur. Burada (pek çok
yerin aksine) kredi kartları kabul edilir. Web sayfalarından veya telefonla
İngilizce rezervasyon yaptırabildiğiniz gibi şehirde çok sayıda noktada gişeleri
bulunur. Ulusal Tiyatro, Devlet Tiyatrosu ve Devlet Operası için önceden
rezervasyon yaptırabileceğiniz en iyi acente Bohemia Ticket International'dır
(Malé námêsti 13, Starê Mêsto, 224 227 832,
www.ticketsbti.cz).
Eski Belediye Binası'ndaki Ticketpro bazı faaliyetlerin biletlerini
satmaktadır. Karaborsacılar pek çok gösterinin biletlerini önceden toplar. Bu
sebeple ücretini ödemek şartıyla bilet kalmamış (vyprodáno) gösterilerde genelde
yer bulabilirsiniz. En uygun ücreti ödeyebilmek için son zilin çalmasına kadar
beklemelisiniz. En yeni sanat, film, tiyatro ve dans gösterileri için Prage
Post'un (www.praguepost.com) bir kopyasını alabilir, Eski Belediye Binası'ndaki
Prag Bilgi Servisi'nin size en yakın şubesine gidebilir veya web sayfasına
bakabilirsiniz.
Kulüpler ve performanslar
Yakın dönemde kabul edilen ve neredeyse tamamen etkisiz kalan sigara içmeme
yasası ve akşam saat 22'den sonra birisi ıslık çalsa bile polisi arayan suratsız
Prag sakinlerinin dışında Prag'ın kulüp dünyasında pek fazla değişiklik
olmamıştır. Bu durum bir iyi ve bir kötü haber anlamına gelmektedir.
1990'ların ortasından kalma kulüpler ayakta ve kalabalık olmaya devam ettiği
gibi hâlâ ucuz ve güvenlidir. Ancak ufukta yeni ışıklar arayanların umutları
boşa çıkmıştır. Açıkçası bu şehir gece hayatına renk katacak daha çeşitli
seçeneklere ihtiyaç duymaktadır. Çok kârlı işletmeler olmasına rağmen gençlere
yönelik pop veya strip kulüpleri açmaya hevesli girişimciler fazla
bulunmamaktadır.
Kulüpler
Eski ve büyük tramvay fabrikalarında düzenlenen yaz partileri veya özel
partilerin haricinde hiçbir parti Prag'ı kulüp müdavimlerinin kaçırılmaması
gereken şehirler listesinde üst sıralara yükseltememektedir. Prag küçük bir
şehir olduğu için - 1.2 milyon nüfusuyla Münih, Lyon ve Stockholm ile aynı
seviyededir - ve daha önemlisi eski Sovyet bloğu ülkelerini geliştirmek 17
yıldan fazla zaman aldığından Çek başkentinde kulüp hayatı hâlâ bekleneni
verememektedir.
Genç Çekler kariyerlerini ve firmalarını yönetmekle o kadar meşguldür ki (oysa
modern bir ofiste nasıl giyineceklerini ve nasıl toplantı düzenleyeceklerini
daha yeni öğrenmişlerdir) günün sonunda pek çoğu kulüpleri dolaşamayacak kadar
yorgun düşmektedir. Tuhaf olan, kulüp dünyasının veya farklı çeşitte mekânların
gelişmesini sağlayacak gelire ve uluslararası zevke sahip bir Bohem sınıfı henüz
ortaya çıkmamıştır. Bu sebeple Prag'daki bütün kulüpler üç sınıf altında
toplanabilir: diş macunu reklâmından çıkmış gibi görünen insanların tıklım
tıklım doldurduğu az ışıklandırılmış mekânlar (Celnice, s102, Radost FX);
neo-hippilerin gittiği duman altı kulüpler ve tamamen pop ve disko müziğinin
çalındığı mekanlar (Cuma ve Cumartesileri Lucerna Music Bar).
Elbette dünyanın her yerindeki gece kulüpleri marjinal yerlerdir. Büyük ticari
kulüpler (Prag'da gençlerin doldurduğu Face to Face bunlara örnek
gösterilebilir) gelip geçen moda anlayışları, gürültü yasaları ve para canlısı
mekân sahipleriyle uğraşmak zorundadır. Bütün bu etmenler kulüp müdavimlerinin
sayısının artmasına rağmen şehirde neden yalnızca bir avuç gerçekten saygın
yerin bulunduğunu açıklayabilir: Roxy, Mecca, Radost FX ve aslında birkaç bardan
ve canlı gösterilerin sergilendiği bir sahneden oluşan Akropolis.
Bu yerlerin geçen yıllar içinde fazla değişmediğini, ancak bunun sebebinin
baştan beri standartlarını yüksek tutmaları olduğunu ve yeni eğilimleri, ses
sistemlerini, atmosferi ve yaratıcı fikirleri takip etmeyi başardıklarını da
söylemek gerekir.
Sektörde gözlemlenebilen en önemli eğilim Amerikalı üniversite öğrencilerinin
yaptığı akın olmuştur. Ancak bu kişiler bar kültürüne beklenilen katkıyı
sağlayamamıştır çünkü Prag'da olduğu sürece yüksek sesli herhangi bir müzikte
dans etmekten memnun görünmektedirler. Ama belki de bir bildikleri vardır.
Çeklerin hâlâ ABBA'ya delirdiği çok küçük, duman altı mekânlardan inanılmaz
derecede saç spreyi kullanan gösterişli insanların doldurduğu yerlere, birisinin
her an barın üstüne çıkıp soyunmaya başlayabileceği tıklım tıklım dolu tuhaf
tavernalara yalnızca Prag'da görebileceğiniz sayısız manzara bulunmaktadır.
Ministry of Sound ses sistemleri veya tanınmış DJ'ler yerine bunları beklemeli
ve tadını çıkarmalısınız. Çok güzel mekânlar da bulunmaktadır - eğer tramvay
fabrikası kapalıysa Sovyet döneminden kalma bir anıt mezar olan Ulusal Anıt'a
gidebilirsiniz. İşte bu, Londra'da veya New York’ta hiç kimsenin yaşayamayacağı
bir tecrübedir.
Eğer inanılmaz derecede bronzlaşmış ve makyaj yapmış genç Çeklerle veya
Glastonbury tarzı kopyalarıyla karşılaşmayı istemiyorsanız gece boyu açık bira
salonlarından birine gidebilirsiniz. Köşe başındaki barlardan eski moda şarap
mahzenlerine, yani šenklere, bu mekânlar Prag'da gece geleneğine daha yakındır.
Arkadaşlarınızla futbol tartışır veya Eski Şehir'in neresinde olduğunuzu
anlamaya çalışırken bu yerlerin birinden çıkıp diğerine girebilirsiniz.
Kısaca
Prag'da gece hayatında denenmiş ve başarılı bulunmuş yöntem eski şehirdeki
herhangi bir mekândan başlamak ve sırayla başka yerlere geçerken yolda karşınıza
çıkan barlarda yakıt depolamaktır. U medvidk'in bir tarafında sabah saat 3'e
kadar açık olan bir bar bulunmaktadır. N11's gece boyu açıktır (ilerledikçe
karşınıza burada bahsetmeye değmeyecek kadar küçük başka mekânlar da
çıkacaktır).
Özel bir davet yoksa veya şehre performansını sunacak bir DJ gelmiyorsa
ayrıntılı bir plan yapmanız gerekmemektedir. Eğer yaparsanız, muhtemelen gitmeyi
düşündüğünüz etkinliğin yerinin değiştiğini veya kulübün herhangi bir sebepten
elektriklerinin kesik olduğunu görürsünüz - işler Prag'da böyle yürür.
Şehirde gerçekleşecek etkinliklerle ilgili bilgileri şehrin hemen her yerinde
bulabileceğiniz cep dergilerinden alabilirsiniz. U Malého Glena, Tulip veya
Globe Kitapevi ve Kahvesi gibi yerlerde bu dergileri bulabilirsiniz. Bu
dergilerin isimleri - ama yalnızca isimleri - hemen her gün değişmektedir. Ancak
baskıya girdiğimiz sırada Think Again ve Globe'da 100 Krona alabileceğiniz
Prague in your Pocket (Cebinizdeki Prag) oldukça kapsamlı bilgiler içermektedir.
Çek dilindeki www.techno.cz adresinde yüzlerce DJ ismi, tarzı, sahneye
çıkacakları tarihler, adresler ve sonraki ayda gerçekleşecek önemli
etkinliklerle ilgili bilgiler bulabilirsiniz.
İngilizce diğer önemli kaynaklar Prag'da yaşayan yabancılara hitap eden web
sayfalarıdır. Bu sayfalarda arkadaşlık, kuru temizleyiciler ve Prag'da yaşamı
ilgilendiren her türlü eğlenceli bölüm bulunmaktadır, www.expats.cz ve
prague.tv. Prague Post'un web sayfasında www.praguepost.com kapsamlı bir
restoran listesine ulaşabilir ve sayfanın Gece ve Gündüz bölümünde müzik, film
ve festivallerle ilgili aradığınız her bilgiyi bulabilirsiniz. Ancak sayfada
gece kulüplerine henüz yeterince yer verilmemiştir.
Dünyanın her yerinde olduğu gibi kulüplerin en güzel yüzü gece yarısına doğru
görünmeye başlar, yani Prag metrosunun kapanış saatlerinde. Merak etmeyin -
şehir merkezi küçük ve genelde güvenlidir. Eğer kaldığınız yer şehir merkezine
yakınsa yürüyerek bile dönebilirsiniz. Değilse taksiler - en azından AAA (14014)
gibi yasal şirketler - ucuzdur ve gece tramvayları sabah 5'e kadar şehir
merkezinden şehrin dış mahallelerine bütün ana güzergâhlar üstünde çalışır.
İçkiyi seven Prag'da bunlardan birine atlamak size unutamayacağınız bir tecrübe
yaşatır. Ancak geceleri tramvaya binecekseniz yanınızda burnunuzu kapatacak bir
mendil bulundurmanız veya ciddi şekilde alkollü olmanız gereklidir.
İsterseniz bir Red Bull enerji içeceği içerek normal tramvaylar ve metro sabah
saat 5'te çalışmaya başlayıncaya kadar bekleyebilirsiniz. Tur Programı
1. Gün - İSTANBUL - PRAG - PARİS
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali Çek Havayolları Kontuarında yapılacak
olan bılet ve gümrük işlemlerinden sonra saat 07.25’de CSA, Cek Hava Yolları
tarifeli uçağıyla Prag uzerınden Paris‘e hareket. ( Prag - Paris ucusu 13:05 de,
lutfen Prag havalımanında pasaport kontrolden gecmeyınız.) Havaalanına inişimizi
takiben yapılacak yarım günlük Paris gezisi : Louvre Notre Dame Kilisesi, Opera
Binası, Concorde, Vendome ve Trocadero Meydanları, Madeleine Kilisesi, Chams
Elysees,Chaillot Sarayı, Eiffel Kulesi, Askeri Akademi, Napolyon’un Mozolesi,
Millet Meclisi Binası ve Seine nehrinde gezinti görülecek yerler arasında
Geceleme otelimizde.
2. Gün - PARİS ( DİSNEYLAND )
Sabah kahvaltı sonrası serbest gün, alışveriş imkanı. Arzu edenler için ekstra;
Disneyland turuna katılma imkanı. Geceleme otelimizde
3. Gün - PARİS ( DİSNEYLAND )
Sabah kahvaltı sonrası serbest gün, alışveriş imkanı. Arzu edenler için ekstra;
Disneyland turuna katılma imkanı. Geceleme otelimizde
4. Gün - PARİS - PRAG
Sabah kahvaltı sonrası serbest zaman.Aksam uzerı havalımanına transfer ve CEK
Havayolları tarıfelı seferı ıle saat 19:00’da Prag a ucus.Varısı takıben
otelımıze transfer ve serbest zaman. Geceleme otelimizde.
5. Gün - PRAG
Sabah kahvaltı sonrası yapılacak yarım günlük Prag şehir turunda görülecek
yerler Kraliyet Sarayı, St. Vitus Katedrali, Loretta, Karl Köprüsü, Stare
Mestro, Eski Şehir Meydanı, Vanceslav Square.Sonrasında serbest zaman.Geceleme
otelımızde.
6. Gün - PRAG - KARLOVY VARY
Sabah kahvaltı sonrası serbest zaman.Dıleyenlerle extra olarak Orta Avrupa’nın
en guzel Termal sehrı olan Karlovy Vary turu.Tam gunluk bu turumuzun ardından
18:00 gıbı otele donus.Geceleme otelimizde.
7. Gün - PRAG - İSTANBUL
Sabah kahvaltı sonrasında serbest zaman. Aksam uzerı havaalanına transfer, CSA -
Cek Hava Yolları tarifeli uçağıyla saat 19.15’te Istanbul’a hareket. ( Salı
dönüş uçağımız saat 20:50’de )
Yurtdışı seyahate gidecekseniz vize başvurusunda gereken
belgeler:
a ) İşverenseniz
Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf
İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)
Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)
Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri
Antetli kağıda turistik amaçlı vize talep ettiğinizi belirten
bir dilekçe. (Yetkili kişilerce imzalanmış ve kaşe basılmış)
Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.
Vergi levhası fotokopisi.
Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz
faydalıkdır)
b ) Ücretli çalışıyorsanız
Antetli kağıda firmada çalıştığınıza dair bir dilekçe
Turistik gezi amaçlı vize talep ettiğinizi belirten dilekçe.
SSK onaylı işe giriş bildirgesi
3 aylık maaş bordrosu (fotokopi olabilir)
Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf
İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)
Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)
Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri
Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.
Vergi levhası fotokopisi.
Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz
faydalıkdır)
Geziler
Program dışındaki geziler fiyatın içinde değildir. Bu gezilere katılmak
isteyenlerin rehberle konuşarak önceden rezervasyon yaptırmaları gerekmektedir.
Oteller
Otel ismi konfirmasyon esnasında kesin olarak belirlenecektir.
Simditatil.com / Net Tours
|