Ana Sayfa Oteller Yurtiçi Turlar Yurtdışı Turlar Lux Oteller İletişim Bilgileri
 
Aruba Azerbaycan
Bahreyn
Belize
Beyaz Rusya
Bosna Hersek
Brunei
Cayman Adaları
Cibuti
Danimarka
El Salvador
Ermenistan
Fiji
Fransa
Gana
Guatemala
Hırvatistan
Hollanda Antilleri
İngiliz Virgin Adaları
İrlanda
İsveç
İzlanda
Kamboçya
Karadağ
Kenya
Kore
Kuzey Mariana Adaları
Letonya
Litvanya
Macaristan
Makedonya
Malezya
Martinique
Mısır
Mozambik
Nepal
Özbekistan
Panama
Peru
Porto Riko
Rusya
Saint Vincent ve Grenadinler
Senegal
Singapur
Sri Lanka
Suudi Arabistan
Tanzanya
Trinidad ve Tobago
Türkiye
Umman
Vanuatu
Yemen
Yeşilburun
Zimbabve
Çek Cumhuriyeti
Dominik Cumhuriyeti
Endonezya
Estonya
Filipinler
Fransız Polinezyası
Grenada
Güney Afrika
Hindistan
Honduras
İngiltere
İspanya
İsviçre
Jamaika
Kamerun
Katar
Kıbrıs
Kosta Rika
Küba
Libya
Lübnan
Madagaskar
Malavi
Mali
Mauritius
Moldova
Myanmar
Nikaragua
Pakistan
Papua Yeni Gine
Polonya
Reunion
Saint Kitts ve Nevis
San Marino
Seyşel Adaları
Slovakya
Surinam
Svaziland
Tayland
Tunus
Uganda
Uruguay
Venezuela
Yeni Kaledonya
Yunanistan
Çin
Ekvador
Eritre
Fas
Finlandiya
Gambiya
Guadeloupe
Gürcistan
Hollanda
Hong Kong
İran
İsrail
İtalya
Japonya
Kanada
Kazakistan
Kolombiya
Kuveyt
Laos
Lihtenştayn
Lüksemburg
Makao
Maldivler
Malta
Meksika
Monako
Namibya
Norveç
Palau
Paraguay
Portekiz
Romanya
Saint Lucia
Sao Tome ve Principe
Sırbistan
Slovenya
Suriye
Şili
Tayvan
Türk ve Caicos Adaları
Ukrayna
Ürdün
Vietnam
Yeni Zelanda
Zambiya
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
Otel Yıldızları Turizm Bakanlığı
Değerlendirmesi Değildir..

Avrupa turları Prag turu

Prag

Aradığınız bölgeye en yakın turlar aşağıda listelenmiştir.Lütfen tüm tur seçenekleri için TURLAR


Simditatil Yurtdışı Turları Güvencesi Altındadır



PRAG
İSTANBUL Kalkışlı

31 Aralık - 3 Ocak

Fiyat: 319 EUR
Eksik Belgesi Olan Yolcularımız Tel:(216) 537 85 70
Dahili:401 Tugba SEN
Ile Irtibata Geçmesini Rica Ederiz

Prag

Köprülerin ve Katedrallerin Büyülü Şehri

Prag’a adım atan herkes bu şehre aşık olur derler. Gerçektende Prag’da pek çok şehirde olmayan bir mıknatıs vardır adeta ve şehri gezdikçe diğer Avrupa başkentlerinden ne kadar da farklı olduğunu anlarsınız. Öyle ki, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag en önemli koruma alanlarından birisi olarak kabul edilir. 1992 yılında UNESCO’nun yayınladığı Dünya Kültürel ve Doğal Miras Kayıtları’nda 866 hektarlık bölümü yer almıştır. Ayrıca, 2000 yılında açıklanan dokuz tane Avrupa Kültür Şehri’nden birisi olmaya hak kazanmıştır. Prag; enerji, müzik ve sanat ile dolu modern bir Avrupa şehridir. Çek Cumhuriyeti’nin ekonomik, politik ve kültürel merkezi olan Prag’da hükümet ve parlamento binaları bulunmaktadır. Ayrıca, akademik eğitiminde merkezi sayılan Prag’da önemli araştırma ve bilim enstitüleri bulunmaktadır. Avrupa’nın en önemli kültürel merkezlerinden birisidir ve tiyatrolarıyla, müzeleriyle, galerileriyle Avrupa’nın kesişme noktasıdır. Prag’ın bir diğer özelliği de Avrupa’nın caz, klasik müzik ve alternatif rock merkezi olmasıdır. Birçok ünlü kültürel etkinlik olduğu gibi bunların arasında en çok dikkat çekeni Bahar Müzik Festivali’dir. Dünya çapında ünlenen bu festivalde çeşitli performans sanatçılarını ve senfoni orkestralarını dinlemeniz mümkün.

Prag’da resmi dil Çekçedir fakat Slovakça da genellikle anlaşılır. Yerli halkın hemen hemen hepsi orta derecede İngilizce ve Almanca bilgisine sahiptir; restoranlarda, tarihi bölgelerde ve alışveriş yaparken bu dilleri kullanarak anlaşmak mümkün. 496 km2’lik alan üzerinde bulunan Prag 1,184,000’lik nüfusa sahiptir. Yıl boyunca ortalama dokuz derece hava sıcaklığına sahip olan Prag’da bu rakam yazın 19 derecedir. Şehrin içinden geçen Vltava Nehri 30 km’lik uzunluğa sahiptir. Her yıl Prag’ı ziyaret eden turist sayısı üç milyonun üzerindedir.

Prag tam anlamıyla bir pub ve bira şehridir, ayrıca yüzlerce şarap evi ve restorana da ev sahipliği yapmaktadır. En ünlü pubların arasında Pivovar U Fleku bulunmaktadır; burası dünyanın en eski pub’ı olma özelliğini, 1499 kuruluş yılıyla, elinde tutmaktadır. Prag’da ki doğal hayat farklı türlerde ki hayvanlara ve bitki örtüsüne çok geniş bir alan sunarak ev sahipliği yapıyor, özellikle koruma altına alınmış canlı türlerini koruyarak ziyaretçilerin ve turistlerin ilgisini çekiyor.
Prag köprülerin ve katedrallerin büyülü şehridir çünkü 10 yüzyıldan fazla süredir bu eserler Vltava Nehri’ne yansımaktadır. Mutlaka görmeniz gereken bu eserlerin başında Prag Kalesi, Eski Kent ve Josefov, Karlstejn Kalesi, Cesky Krumlov, Karlovy Vary, Kutna Hora, Podebrady, Trebon, Konopiste ve Hluboka Kaleleri, Baroque Prag, Lesser Town, Prag ve W. A. Mozart ve Troja Kalesi gelmektedir.

Giriş

Günümüzde Çeklerin aklındaki tek fikir başarılı olmaktır. Ancak bu fikre alışmak için biraz zaman gereklidir. Başarılı gibi görünmek kolaydır, elbette - hatta ülkenin en çok satan dergisi okuyucularına başarıya gerçekten ulaşmanın ilk adımının başarılı gibi görünmek olduğunu söylemiştir.

Bohemyalılar Dale Carnegie tarzı bu düşünceye alışkın değildir (aslında çoğu farklı mistik düşüncelere ilgi duymaktadır ve yeni bir BMW almalarını sağlayacak her düşünce akımı Prag'da mutlaka tutulacaktır). Şehrin para çılgını Nové Mêsto mahallesinde kendinizi sokaklara vurmadan önce iyi düşünmeniz gerekir. Aksi takdirde yeni zengin olmuş bir yönetici kapitalizmin süslü koşum takımlarının tadını çıkarırken sizi yere serebilir.

Trafiğe kapalı Staré Mêsto daha güvenlidir. Kararmış Gotik tarzda kiliseler, barlar ve evlerin arasında dolaşırken boynunuzu ileri uzatmaktan çekinmeyin. Burada hayatınızı kaybetme tehlikesiyle karşılaşmazsınız. Burada sizi yere uzatabilecek tek şey gece kulübüne gitmek için dışarı çıkan güzel genç kızlardır. Rusya hariç dünyanın pek az yerinde yeni yetmeler statü göstergesi ürünleri alıp başkalarına gösteriş yapmaya bu kadar düşkündür. Bu komik görünümlü gruplardan biriyle karşılaşırsanız yanlışlıkla Cosmopolitan veya GQ dergilerinden birinin moda çekimlerine girdiğinizi sanabilirsiniz.

Neyse ki, şehrin mimarisi daha canlı ve çelikten yapılma alışveriş merkezleri ve büroların karşısında yenilmemektedir. Elbette bunlar ortaya çıkmaktadır, ancak, şehrin eski merkezi zaman karşı koyan, hatta melankolik dokusuyla serbest piyasaya asla tamamen teslim olmayacaktır.

Eskilerden birinin dediği gibi (bu kişi bizler gibi barlarda fikirler ortaya atmakla kalmayıp kitaplar yazan birisidir) şehrin durumu o kadar da trajik değildir. Avrupa'nın bu bölgesinde yüzyıllar boyunca işgal altında kalmaktan daha kötü kaderler yaşayan şehirler vardır. Prag'ın bir "ağırlığı" bulunmaktadır. Kafka okuyucuları bu görüşe mutlaka katılacaktır.

İlerlediği bu kadar belli olan bir şehir için biraz tuhaf bir özellik. Belki de verimliliği, müşteri hizmetlerini, güvenilirliği, şeffaflığı, sağlıklı yaşamı artırmak ve demokrasi reformlarını hızlandırmak için yapılan bütün çalışmalara rağmen Prag'da hayat bir şekilde eskiden olduğu gibi devam etmektedir. Bu kadar köklü değişikliklerin yaşandığı bir dönemde bu gerçekten de nimettir - ve aklınızı kaybetmemenin de tek yoludur.

Mümkün olduğunca insani bir şekilde Batılılaşmak için çaba harcayan Çekler, genelde her şeyi mükemmel bir şekilde kontrol altında tutmayı başarmaktadır. Yeni kariyerleri, aldıkları borçlar, alışveriş alışkanlıkları ve giyim tarzları (ya da tarzsızlıkları) nasıl olursa olsun her zaman arkadaşlarıyla bir veya beş şişe bira içecek zamanı bulurlar. Hiçbir iş çalışanları flört etmekten, şakalaşmaktan veya son kokteylin dedikodusunu yapmaktan alıkoyamamıştır.

İşte size tam aradığınız çakırkeyif olma şansı - ve bunun için buz parçalarına, taze naneye veya Cointreau'ya ihtiyacınız yoktur. Bu öldürücü içkinin adı Prag'dır.

Restoranlar ve barlar

Mutfak tarihçileri, unutmayın: 2006, Prag'da akşam yemeğinin zevkli olmaya başladığı yıldır. Şimdiye kadar dışarıda yemek maceradan öteye geçememiştir - heyecanlı ve ürkütücü. Hâlâ tam olarak rahatlatıcı ve dinlendirici olduğu söylenemez, elbette. Eski Demir Perde ülkelerinde lezzetli yiyecekler aramak daha uzun bir süre risk almak anlamına gelecektir. Ancak günümüzde Prag'da aç kalanlar kendileriyle ilgilenildiğini, önlerine bir mönü konulduğunu görmekte ve mönüde bulunanları beğenmektedir.

Şehirdeki aşçıların ve garsonların kendine güvenleri gözle görülür bir biçimde yükselmekte ve restoranlar gittikçe daha ayrıcalıklı bir görüntüye kavuşmaktadır. İçeri girdiğiniz anda size kendinizi hem aç, hem de seksi hissettirecek bir yer arıyorsanız La Scene, Mozaika veya Monarch denemeniz gereken yerler arasındadır.

Sizin içi "tarz" çeşitli kültürlerin ve etkilerin kaynaşmasıysa, Çek Cumhuriyeti'nin son on yıla kadar bunların her ikisinden de yoksun kaldığını unutmamanız gereklidir. Şimdi nihayet, meraklı yabancıların ve ülkesine geri dönen göçmenlerin etkisiyle Prag'ın restoranları ve barları yeni tatlardan, sadelikten ve nazik servisten payına düşeni almaya başlamıştır. Ancak Prag hâlâ sarsılmaz değerlere sahiptir ve koyu sarı ve kırmızı renklere boyanarak yenilenmeyen yerlerde bile doğru ışıklandırmayla muhteşem bir ortam sunar.

Palffy Palác gibi göz ardı edilmiş ancak karakter sahibi malikanerden Kolkovna (s104) ve Celnice gibi eski tarz bir bira fabrikasıyken yenilenen restoranlara Bohemya atmosferine ve eski dünya ortamına bürünmüş yerlerde yemek yiyebilirsiniz.

Pizzanın ketçapla servis edilmesi yasaklanmadığı gibi şehrin aldırmazlığıyla ünlü garsonları birden bire konuklara dikkat etmeyi de öğrenmemiştir (veya hayattan zevk almaya başlamamıştır). Bu daha çok doyurucu Çek yemeklerini, ızgara etleri, meyveli tatlıları ve ağır sosları daha hafif ve modern yemeklerle birleştiren restoranların önayak olduğu bir değişimdir. Örneğin, Praglı tanınmış restoran sahibi Nils Jebens'in son projesi olan modern ve eğlenceli Cowboys'a bakalım. Veya Kampa Müzesi'nde nehir kıyısındaki fresklerde yenilen ördek rostosuna. Bütün bunlar Hergetova Cihelna'daki (s79) ateşte pişen Napoli çörekleri veya küçük Siam Orchid'deki acılı Tayland yemekleri gibi yakın dönemde açılan öncülere birer örnektir.

Elbette klasik, hiç değişmeyen, konuklarına domuz eti, şnitzel (burada řizek olarak bilinir), krem soslu biftek (svičkova) ve ucuz yarım litrelik Pilsner birası sunan mahalle barları bulunmaktadır. Buralar arkadaşların aynı masada oturduğu, havada dumanın asılı kaldığı ve 12 saat mesai yapan garsonun bayılmak üzere gibi durduğu işçi sınıfı mekânlarıdır. Bu tür yerlerin mutfağını genelde akşam saat 22'de kapattığını ve saat 21'den itibaren yemek kalmadığını söyleyebileceğini unutmamalısınız.

Komünistlerin yakın zamanda yapılan seçimlerde yüzde 20'ye yakın oy aldığı bir ülkede çok boyutlu bir değişim yaşanmaktadır. Açıkçası, bu tür eski moda voyvodalık ulusal bir kültür mirasıdır - son yıllarda tasarımcıların ortaya attığı komik derecede kibirli gösteriş dalgasından da uzun yaşayacağa benzemektedir. Özellikle plastik camdan yapılma döşemeler, kibarlık budalası garson ordusu ve Jason Pollock tarzı sunulan ufak yemekler düşünüldüğünde - kim Prag'a bunlar için gelmektedir ki?

Aromi, Opera Garden, Four Season's Allegro, güzel Fransız Le Bistrot de Marlène ve şarap barı Le Terroir gibi birkaç gerçek mücevher şık ve yaratıcı zevkiyle kalıcı olduğunu kanıtlamıştır. Prag'da yaşayan macera sever yabancılar brunchlar, bagel fırınları ve Radost FX, gittikçe daha çok sevilen Bohemia Bagel ve şehirdeki en iyi Meksika yemeklerini sunan bütün gece açık fast food restoranı Picante gibi yerlerde bulunan Meksika mutfağıyla bu karışımı daha da zenginleştirmiştir. Et seven bu şehirde yaşayan vejetaryenler bile Himalaya, Country Life ve Radost FX'te uygun seçenekler bulacaktır.

Barlar

500 yıldır bira ustası olarak bilinen Çeklerin kokteyl barlarına fazla önem vermesini zaten beklemezsiniz. Ancak şehir merkezindeki birkaç yer bu unvanı kazanmak için ellerinden geleni yapmaktadır. Bu yeni barlarda sihirli pivo, prosim (bira, lütfen) sözcükleri sizi bir yere götüremeyecektir. Eski Şehir'de bulunan birkaç kokteyl barı - Tretter's ve Alcohol Bar - Batı Avrupa'daki örneklerine yaklaşmaktadır. Kokteyllerin dili evrensel olduğundan mojito, sek martini ve slippery nipple sözcükleri hemen her yerde anlaşılır.

Buralarda zaman geçiren kişiler çok farklı sosyal gruplardan gelmektedir. Ancak bar çalışanlarının hepsi bütün gece sallar, şıngırdatır ve yuvarlarken terlediklerini görmenize asla izin vermez. İşçi sınıfının çoğunlukta bulunduğu Şişkov'da bile (dünyada kişi başına düşen bar sayısının en yüksek olduğu yerdir) Çeklerin sahibi olduğu ve işlettiği bir bar olan Hapu'da donmuş Margarita ve nefis Daiquiriler gibi klasikler bulunabilir. Çok iyi olmayabilir, ancak buraya düzenli olarak gelen yabancıların sayısı bir şeyler söylemektedir.

Bar dünyasında meydana gelen bu gelişmeler daha köklü bira içme geleneğiyle güzelce örtüşmektedir. Uygun fiyat ve yüksek kalite arayan bar müdavimleri Prag'dan daha iyi bir yer bulamaz. Pivonun önemli isimlerinin tadını hemen her yerde çıkarabilirsiniz - Pilsner Urquell, Radegast, Staropramen ve Gambrinus. Daha sonra, daha az tanınmış Çek lezzetleri için özel barlara gidebilirsiniz: Bernard için Letensky zámeček, Kozel için U cerného vola, vs. Mönüsü fazla zengin olamayan barlar bile biranın yanında yenilen tütsülenmiş et ve/veya muhteşem kokan pivni syr (bira peyniri) gibi çeşitler sunar.

Kafeler

Prag'ın kafe kültürü imparatorluk döneminin şatafatından Amerikan usulü "deneysel" kafelere her şeyi sunmaktadır. Prag'daki kavárna uzun zamandır entelektüel hayatın merkezi konumundadır ve gizli polisin artık bulunmadığı günümüzde Orta Avrupalı hissi veren Dinitz gibi yeni yerler bu role soyunurken bazı klasikler tekrar ortaya çıkmıştır. Şirin Café Montmarte 1930'larda karanlık gruplara ev sahipliği yaparken günümüzde iyi yaşamayı seven kişileri kendine çekmektedir. Václav Havel ve Jiři Kolář gibi muhaliflerin bir zamanlar toplandığı ve hareketlerini planladığı Slavia da biraz temizlenmiştir, maalesef. Prag'da yaşayan yabancılar içinde kahve bağımlısı olanlar Ebel Kahvesi, Kava Kava Kava ve Globe Kitapçısı ve Kahvesi gibi mekânlarda aradıklarını bulabilir.

Havai Dahab gibi bütün dünyaya bir film seti gözüyle bakan mekânlar farklı bir Prag fenomeninin en yüksek şeklini temsil eder - cajonva, yani çayevi. Bu örnekte İran işi yastıklar, müzikli göbek dansı gösterileri, kuskus, nane çayı ve nargileler gibi beklediğiniz her şeyi bulabilirsiniz.

Bahşiş ve nezaket kuralları

Barlara ve birahanelerde masalar genelde yemeden önce sizin gibi "Je tu volvo?" (Ücretsiz mi?) diye sorması gereken ve birbirine "dobrou chufl" (Afiyet olsun!) diyen başka müşterilerle paylaşılır. Prag'da akşam yemeklerinde belli bir kıyafet kuralı yoktur ve yalnızca şehirdeki yeni nesil şık restoranlarda önceden rezervasyon yapılması gereklidir. Garsonlar hesabınızı bir kâğıt parçasına yazar ve gitme zamanı geldiğinde bu kâğıda bakarak fatura kesilir. Hesabı garsonunuza değil, kol bandında katlanır cüzdan bulunan görevliye ödemelisiniz ("Zaplatim, prosim" cümlesi "Hesap, lütfen" anlamına gelir).

Pek çok barda az bir giriş ücreti ve süt, ekmek ve her yerde duyacağınız akordeonla çalınan korkunç müzik için ekstra ücret alınması ve hesabı en yakın 10 Krona yuvarlayarak bahşiş alma âdeti devam etmektedir. Daha küçük yerlerde yüzde 10–15 bahşiş bırakılması kural hâline gelmiştir. Modern mekânlarda İngilizce konuşarak telefonla rezervasyon yaptırmakta zorlanmayacağınız gibi hemen her yerde şahsen rezervasyon yaptırmayı daha kolay bulabilirsiniz.

Alışveriş için ipuçları ve eğilimler

Prag'da alışveriş yapmak hâlâ "Soğuk Savaş devlet mağazası" hissini uyandıran bir maceradır. Çalışma saatleri içinde ihtiyacınız olan hemen her şeyi her zaman bulabilirsiniz. Ancak yine de can sıkıntısını hemen geçirerek sizin de yaşama isteğinizi kaybetmenize yol açacak mağaza görevlileri karşınıza çıkacaktır (eğer ikiden fazla mağazaya girecek olursanız bu hisse mutlaka kapılırsınız).

İşin sırrı ara sokaklardaki tuhaf ama harika mağazaları bulmak - bu sayfalarda sizin için seçtiğimiz bazı isimleri görebilirsiniz - ve yalnızca kristal ve kukla mağazalarına girmektir (ikisinin de ne kadar Çeklere özgü olduğu ve yüksek fiyata satılan sıradan cam eşyalar dışında kristalin kalitesi tartışma götürmez). Gerçek eğlence kendinizi tozlu ve eski mağazalara atarak eski baskılar ve kitaplar, antika danteller ve keşfedilmeyi bekleyen nesneler veya başka hazineler aramaktır.

Prag'ın merkezindeki hemen her mağazada istemeye istemeye de olsa İngilizce konuşulur ve kredi kartları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak gülümseyen yüzlere ve "Size nasıl yardım edebilirim?" cümlesine pek sık rastlayamazsınız.

Komünist müşteri hizmetleri anlayışı değişmektedir. Turistik bölgelerin dışında kalan mağazaların açık olduğu saatler artık daha uzundur. Ancak merkezin biraz dışına çıkmanız Cumartesileri öğlende kapanan ve Pazar günleri hiç açılmayan mağazalarla karşılaşmanız anlamına gelecektir.

Büyük mağazaların çoğu alışveriş ortamını renklendirmeye gelen yabancı markalardır. Ucuz ama moda ürünler satan giysi mağazaları dışında kalanlar oldukça kolay benimsenmiştir. Çeklerin aldığı ortalama maaş diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında düşüktür ve perakendeciler piyasa koşullarının bilincindedir. Alışveriş merkezi kavramı son derece iyi karşılanmış ve şehrin dış mahallelerinde devasa merkezler açılmıştır. Palác Flora ve Novi Smichov Centrum gibi daha küçük alışveriş merkezlerinde eğlencenin yarısı yeni yetme Çek müşterilerin ne kadar hayatından memnun göründüğünü izlemektir.

Yabancıların etkisiyle bazı küçük dükkânlar, özellikle potraviny, yani mahalle bakkalları zor günler yaşamaya başlamıştır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi devasa hipermarketler, hatta daha normal ölçülerde bulunan süpermarketler bile köşe başlarında bulunan bu dükkânları piyasanın dışına itmektedir. Bu sırada Louis Vuitton, Hugo Boss, Christian Dior ve Versace gibi pahalı markalar Çek Cumhuriyeti'nde statü simgesi olan ürünlere talebin arttığını fark etmiş ve hepsi Prag'da şube açmıştır.
Elbette, ürünlerin hiç de ucuz olmadığı ve katalogun oldukça zayıf kaldığı bu mağazalara gitmeniz için bir sebep yoktur. Bu markaların taklitleri orijinallerini hemen takip etmiştir. Pek çok sokak pazarı "marka" taşıyan ve öyle görünen ayakkabılar, çantalar ve benzeri ürünlerle doludur. Sık sık Çek ünlüler de taklit ürünleri alırken görülebilir. Bu aşamada çeşitli toplantılarda taklit ürünler sınıfı geçmelerine yeterli olmaktadır.

Bir mağazaya girdiğinizde görevli size "Máte přáni?" (Ne isterdiniz?) diye soracaktır. Alışverişinizi tamamlarken "Ještê nêco?" (Başka bir şey var mı?) veya "Všechno?" (Hepsi bu kadar mı?) diye sorabilirler. Bir şeyin fiyatını öğrenmek için "Kolik to stoji?" diyebilirsiniz.

Lal taşı ve kehribar

Prag'da adına yakışır her kuyumcu bu taşları bulundurur. Ancak belirtilmeye değenler özel bir ortamı olanlardır. Turistik eşya mağazalarını dolduran kristaller ve oyuncak bebekler arasında lal taşı ve kehribar gözünüzden kaçmayacaktır. Kuzey Bohemya'daki Turnov şehri lal taşının merkezidir ve orijinal ve gerçek lal taşları buradan gelir. Bu taş ateş kırmızısı rengi ve ışığı yansıtma becerisiyle ünlüdür. Sahip olduğu varsayılan iyileştirme becerileri içinde üzüntüyü giderme, takana canlılık ve neşe duyguları verme sayılabilir. Lal taşı takma modasının geçmişi mücevherleri arasında pek çok lal taşı kaplama örneğin yer aldığı İmparator Rudolf II'ye ve 1800'lerde elbiselerini süslemek için lal kullanan Rus çariçelerine kadar dayanır.

Turnov'daki bir imalat tesisi olan Art Cooperative Granát yılda 3.500 farklı tasarım üretir ve yenilerini yaratacak usta zanaatkarlarla çalışır. Lal taşı, altın kaplama gümüşün, gümüşün, 14 veya 18 ayar altının içine işlenir. Granát, ülkede lal taşı işleme hakkına sahip tek firma olduğu için mutlaka üreticinin belgesini sormanız gerekir. Gerçek Bohemya lal taşları ayrıca G, G1 veya G2 olarak işaretlenir.

Baltıkların en ünlü taşı - kehribar - aslında bir mineral değil, tarih öncesinden kalma ağaçların reçinesidir. Kuzeyin altını olarak da bilinen kehribarın tarihi güneşin sembolü olarak bilindiği Neolitik döneme kadar dayanır. Mısırlılar kehribarı koruyucu olarak mezarlarına koyarken Romalı kadınlar bu taşı ellerinde tutarak ebedi gençliğe kavuşmayı dilemiştir.

Kehribarın ayrıca bazı iyileştirici özellikleri vardır. Depresyonu azalttığı, neşe ve iyiliği artırdığına inanılır. Yine, şehrin her yanında bulunan mağazalarda çok sayıda sahte kehribar karşınıza çıkacaktır. Bu yüzden gerçek kehribarın tuzlu suya konduğu zaman bir kalıp sabun gibi yüzebildiğini unutmayın. Sahte kehribar yapımında en fazla cam ve plastik kullanılır. Ancak gerçek kehribara dokunduğunuzda bu malzemelerde çok daha yumuşak olduğunu hissedersiniz.

Çek Cumhuriyeti'ne özgü diğer hediyelik eşyalar arasında kuklalar, kristal ve ahşap oyuncaklar sayılabilir. Özellikle çocuklar el yapımı oyuncakları çok sevecektir.

Kitap kurtları için şehirde antikvariát olarak bilinen köhne ve eski Çek kitapları, biblolar, fotoğraflar, haritalar, dergiler ve posta kartlarıyla tıka basa dolu çok sayıda dükkân bulunur. Pazar olarak bilinen ikinci el mağazaları hemen her yerdedir ve biraz eğlence arayanlara da hitap eder. Yöresel el ürünleri için Manufaktura'yı deneyin - ilk bakışta turistlere yönelik gibi görünür ve turistlerin yoğun olarak bulunduğu yerlerdedir (havaalanı da dâhil, birini unutmuşsanız), ancak biraz dikkatli bakarsanız doğal sabunlar, bitkisel esanslar ve eski moda kap kacak da bulabilirsiniz. Sabunlar ve şampuanlardan yemeklik yağlara ve mumlara Çek yapımı organik ürünler alanında uzmanlaşan başka bir isim de Botanicus'tur. Sanat eserleri de mükemmel hediyelikler olabilir. Bir sanat eserinin kopyasını almak için mutlaka Charles Köprüsü üstündeki satıcılardan alışveriş yapmaya mecbur kalmazsınız. Şehrin pek çok yerine dağılmış sanat galerileri gibi Prag Kalesi'ndeki veya Ulusal Galeri'deki hediyelik eşya mağazalarında da aslının birebir kopyası ürünleri çok ucuza satın alabilirsiniz.

Elbette Çek alkolünün gücünü de asla küçümsememelisiniz. Becherovka gibi bir likör, Fernet gibi keskin içkiler, Slivovice gibi erik brendisi veya Pilsner Urquell gibi biralar sıcak Prag anılarını hafızanızda canlı tutacaktır.

Alışveriş yapılacak yerler

Pek çok şehirde olduğu gibi aceleniz yoksa veya klasik bir hediye almak istemiyorsanız şehir merkezindeki alışveriş yapılacak yerlerden uzak durmalısınız. Özellikle Hradčany ve Prag Kalesi'nin etrafındaki bölge için bu durum geçerlidir. Staré Mêsto biraz daha iyidir, özellikle Nové Mêsto'ya doğru ilerledikçe ve arka sokaklara girerseniz ikinci el kitaplar ve diğer eşyaları satan dükkânlar karşınıza çıkacaktır. Moda ve pahalı ürünleri bulabileceğiniz Pařiská'nın ağaçlı yolunun ve sizi kendine çağıran kafelerinin tadını çıkarmak için güneşli bir günde gitmeniz gereklidir. Na pikopê'de bir alışveriş merkezi ve pek çok zincir mağazanın şubesini bulabilirsiniz.

Wenceslas Meydanı'na hiç uğramadan da yapabilirsiniz - burada kendine özgü hiçbir şey bulamazsınız ancak kristal arıyorsanız birkaç eski mağazaya rastlayabilirsiniz. Ancak, Wenceslas Meydanı'nın iki tarafındaki sokaklar dolaşmak için son derece uygundur, özellikle de ne kadar ilerlerseniz bu sokaklar o kadar güzelleşir. Yalnız özellikle geceleri bazı şüpheli kişilere dikkat etmeniz gerekir. Hediye avcıları Eski Şehir Meydanı'ndan ayrılan sokakları ve Charles Köprüsü'nün yanındaki Malá Strana'yı keşfe çıkmalıdır. Karlin ve Holešovice'ye kadar gidebilenler antika tutkularını tatmin ederbilir, ancak hemen her yerde birkaç sürpriz karşınıza çıkacaktır.

Sanat ve kültür alanındaki gelişmeler

En azından sosyal ve siyasi açılardan Çek Cumhuriyeti'nin hâlâ komünist idarenin son izlerini üstünden atmaya çalıştığı söylenebilir. Ancak kültürel olarak ülke modern dünyayla çoktan bütünleşmiştir.

2006 yılında 61'inci yaşını kutlayan Prag Baharı (www.festival.cz) müzik festivalleri içinde en ünlü olanıdır. Viyolonsel sanatçısı Gil Shaham, ses sanatçısı Anne Sofie von Otter ve piyanist Garrick Ohlsson gibi virtüözler bu festivali çok sevmektedir. Ancak Prag'ın yazları gelenek hâline gelmiş kaliteli klasik müzik kıtlığının sona ermesi daha çok sayıda müzik severi kendisine çekecektir. Temmuz ve Ağustos aylarında Çek Filarmoni ve Prag Senfoni Orkestrası (genelde Rudolfinum ve Belediye Sarayı'nda) ve Devlet Operası uzun süreli tatile çıkmaktadır.

Bu boşluğu doldurmak amacıyla Çek Ulusal Senfoni Orkestrası genel yönetmeni Jan Hasenörhl geçtiğimiz yıl Prag Konserleri'ni düzenlerken etnik gecelere yer vermiştir (Amerikan gecesi, Japon gecesi, İtalyan gecesi). Repertuarda Verdi'nin Requem'inden dinleyenleri memnun edecek Ravel'in Bolero'suna ve turistleri selamlamak için John Williams'ın Yıldız Savaşları için bestelediği film müziğine pek çok eser bulunmuştur.

Prag Filarmoni Orkestrası'nın eski direktörü Ilja Šmid Prag Müzik Festivali'nde benzeri bir yaklaşımı benimsemiş ve popüler şarkıları ciddi Çek bestecilerin ve piyanist Antonin Kubálek gibi tanınmış solistlerin eserleriyle karıştırmıştır. Šmid'in çalışması hedefi kaçırmış olsa da bazı konserler ilkbahar ve sonbahar aylarında düzenlen daha tanınmış konserlerin başarısını yakalamıştır (Prag Sonbaharı, www.prazskypodzim.cz, dikkatleri üzerine çekmeye başlamıştır).

Prag Müzik Festivali Teplice ve Ostrava gibi şehirlerden gelen orkestraların konserlerine ev sahipliği yapmakta ve bu konserler şaşılacak derecede iyi geçmektedir. Ayrıca Prag Konserleri'nde bazı gösterilerden sonra gecenin geç vakitlerinde önde gelen yıldızların caz dinletilerine katılabilirsiniz.

Görsel sanatlar

Sürrealist Jan Švankmayer, ileri görüşlü Miloš Forman ve kendisine kahraman gözüyle bakılan Jan Svêrák gibi isimlere rağmen Avrupa'nın pek çok yerinde olduğu gibi Çek sineması da can çekişmektedir. Ancak Svêtozor'da eskinin ve yeninin en iyisi yanı sıra dünyanın her yerinden indie çalışmaları görebilirsiniz.

Sanat sahnesinde yenilikler göz alıcıdır - hatta eski bir savaşın canlanmasına bile yol açmıştır. 2007 yılının yazında şehirde birbirine rakip iki büyük gösteri sergilenecektir.

Bienallerin savaşı - biri İtalyan sanat dergisi Flash Art International'ın (www.praguebiennale.org) ve diğeri National Gallery'nin editörlerine (www.ng.cz) göre bir numaradır - şehrin sanat dünyasını ikiye bölmüş ve sanatseverleri çok eğlendirmiştir.

National Gallery'nin bienali Uluslararası Modern Sanat Bienali adına rağmen hayal gücü açısından biraz zayıftır ve Veletrani palác'da düzenlenir. Prag Bienali ise ilhama aç kitleleri sanayi bölgesi Karlin'deki Stüdyo Karlin'e sürükler. Dahası, diğer bienallerin gerçekleşmediği 2006 yılında Tina-B (This Is Not Another Biennale - Bu Bir Bienal Değildir) adında bir "anti-bienal" ortaya çıkmıştır.

Prag'da sanat merkezlerinin sayısı da artmaktadır. Indie mekânların duayeni beş yaşındaki Galerie Display, yavaş yavaş bir sanat merkezi hâlini almaya başlayan ve Veletrani palác'ın da bulunduğu Prag 7'nin Holešovice mahallesinde duvar resimleriyle lekelenmiş bir depoda açılmıştır. Sanatçıların çalıştırdığı bu mekânlar sanat galerileri haritasında gittikçe daha önemli yerleri işgal etmeye başlamıştır. Yine sıcak nokta Prag 7'de bulunan yeni açılmış Hunt Kastner Artworks gibi bir avuç özel galerinin benimsediği iki büyük amaç Çek sanat dünyasını eğitmek ve modern sanatçıların kariyerlerini desteklemektir.

Sahne sanatları

Çek kültürünün gözlerinizin önünde nasıl şekillendiğini takip etmek için 1989'dan önce ağır bir şekilde sansürlenen ve bastırılan tiyatro ve dans gösterilerini izlemeniz yeterlidir. Modern dans için en güzel zaman Çek yeteneklerin kendisini gösterdiği iki festivalin düzenlendiği yaz başıdır. Çek Dans Platformu kapsamında (www.divadloponec.cz) her Nisan ayında bir önceki yılın en iyilerini ve genelde her yıl en iyi çıkış yapan Çek dansçısına verilen Sazka Ödülü'nü kazanan kişiler de sahneye çıkar. Haziranda Tanec Praha'da (www.tanecpha.cz) Çek dansçıların en yeni çalışmaları ve konuk dans topluluklarının performansları sergilenir.

Sonbahar daha büyük festivaller getirir: Four Days in Motion (www.ctyridny.cz) her yıl terk edilmiş bir fabrika gibi yeni ve alışılmadık bir mekân seçer ve avangart dans ve tiyatro piyesleri gibi gösterileri izleyicilere sunar. Ancak modern dans örneklerini görmek için mutlaka bir festivali beklemeniz gerekmez.

Roxy's'deki Galerie NoD, Alfred v Dvoře ve Divadlo Ponec (Husitska 24a, cickov, 222 721 531) yıl boyu yerli ve yabancı sanatçılara ev sahipliği yapar. Déja Donné (www.dejadonne.com) gibi mükemmel tiyatro-dans toplulukları ve yerli gruplara dikkat edin. Tanınmış bir yabancı dans topluluğu Avrupa turnesine çıkarsa Archa Tiyatrosu mutlaka uğrayacakları yerler arasındadır.

Klasik dans tutkunları için Ulusal Tiyatro bale topluluğu (hem Ulusal hem de Devlet tiyatrolarında gösteri düzenlemektedir) ve Devlet Operası'nın orkestrası Kuğu Gölü'nden Smetana'nın marşına ilham veren Devlet Operası'nın Má Vlast'ı gibi orijinal eserlere pek çok parçaya hayat vermektedir. Ulusal Tiyatro'nun parçaları daha parlak olurken Devlet Operası'nın çaldığı eserler daha cüretli ve renklidir. Muhteşem koreograf Jiři Kylián'ın adı programda varsa, hiç düşünmeden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Hemen hemen şehrin her mahallesinde bir tiyatro bulunmaktadır. Prag'da uzun ve dinamik bir tiyatro geleneği ve kara kutulardan muhteşem Ulusal Tiyatro'ya yüzlerce sahne bulunmaktadır.

Oyunların çoğu Çekçe'dir ama İngilizce tiyatro oyunlarının sayısı da her geçen yıl artmaktadır. Haziran başında düzenlenen Prag Fringe Festivali (www.praguefringe.com) Edinburgh'daki adaşına layık ve onlarca yabancı sanatçının şehrin dört bir yerindeki mekânları doldurduğu bir sirktir. Sanatçılar yılın diğer dönemlerinde de genelde Akropolis'de düzenlenen "off-Fringe" gecelerine katılmak için Prag'ı ziyaret eder.

İngilizce tiyatronun yıldızı şehrin dost canlısı, müthiş atmosferini yeni ve güzel ortamlarda canlı tutmayı başaran Smichov mahallesinde restore edilen Švandovo divaldo tiyatrosudur. Burada her zaman yarısında İngilizce altyazının bulunduğu sekiz ila on oyun sahneye konmaktadır. Tiyatroda ayrıca progresif konserler ve Lou Reed gibi misafir ünlülerle sohbet geceleri düzenlenmektedir.

Yaz aylar "Kaledeki Shakespeare" performanslarından birini mutlaka izlemelisiniz (old.hrad.cz). Bu performanslar Çekçe’dir ancak izleyicilerin çoğu Romeo ve Jülyet gibi klasik bir eseri hemen her dilde takip edebilir. Ayrıca Hamlet'i bir kalede alacakaranlık geceye dönerken ve kilisenin çanları çalarken izlemenin eşi benzeri yoktur. Ailece eğlenmek için Çek tiyatrosunun en büyük dayanak noktasını da unutmayın: şehirde pek çok yerde izleyebileceğiniz kukla gösterileri. Turist sezonunda Eski Şehir'de kukla gösterilerini duyuran ilgili pek çok ilan görülebilir.

Biletler ve bilgi

Pek çok bilet gişesinde görevli olan kişinin İngilizcesi zayıftır ancak biletleri merkez acentelerden birinden almanız daha uygun olur. Burada (pek çok yerin aksine) kredi kartları kabul edilir. Web sayfalarından veya telefonla İngilizce rezervasyon yaptırabildiğiniz gibi şehirde çok sayıda noktada gişeleri bulunur. Ulusal Tiyatro, Devlet Tiyatrosu ve Devlet Operası için önceden rezervasyon yaptırabileceğiniz en iyi acente Bohemia Ticket International'dır (Malé námêsti 13, Starê Mêsto, 224 227 832, www.ticketsbti.cz).

Eski Belediye Binası'ndaki Ticketpro bazı faaliyetlerin biletlerini satmaktadır. Karaborsacılar pek çok gösterinin biletlerini önceden toplar. Bu sebeple ücretini ödemek şartıyla bilet kalmamış (vyprodáno) gösterilerde genelde yer bulabilirsiniz. En uygun ücreti ödeyebilmek için son zilin çalmasına kadar beklemelisiniz. En yeni sanat, film, tiyatro ve dans gösterileri için Prage Post'un (www.praguepost.com) bir kopyasını alabilir, Eski Belediye Binası'ndaki Prag Bilgi Servisi'nin size en yakın şubesine gidebilir veya web sayfasına bakabilirsiniz.

Kulüpler ve performanslar

Yakın dönemde kabul edilen ve neredeyse tamamen etkisiz kalan sigara içmeme yasası ve akşam saat 22'den sonra birisi ıslık çalsa bile polisi arayan suratsız Prag sakinlerinin dışında Prag'ın kulüp dünyasında pek fazla değişiklik olmamıştır. Bu durum bir iyi ve bir kötü haber anlamına gelmektedir.

1990'ların ortasından kalma kulüpler ayakta ve kalabalık olmaya devam ettiği gibi hâlâ ucuz ve güvenlidir. Ancak ufukta yeni ışıklar arayanların umutları boşa çıkmıştır. Açıkçası bu şehir gece hayatına renk katacak daha çeşitli seçeneklere ihtiyaç duymaktadır. Çok kârlı işletmeler olmasına rağmen gençlere yönelik pop veya strip kulüpleri açmaya hevesli girişimciler fazla bulunmamaktadır.

Kulüpler

Eski ve büyük tramvay fabrikalarında düzenlenen yaz partileri veya özel partilerin haricinde hiçbir parti Prag'ı kulüp müdavimlerinin kaçırılmaması gereken şehirler listesinde üst sıralara yükseltememektedir. Prag küçük bir şehir olduğu için - 1.2 milyon nüfusuyla Münih, Lyon ve Stockholm ile aynı seviyededir - ve daha önemlisi eski Sovyet bloğu ülkelerini geliştirmek 17 yıldan fazla zaman aldığından Çek başkentinde kulüp hayatı hâlâ bekleneni verememektedir.

Genç Çekler kariyerlerini ve firmalarını yönetmekle o kadar meşguldür ki (oysa modern bir ofiste nasıl giyineceklerini ve nasıl toplantı düzenleyeceklerini daha yeni öğrenmişlerdir) günün sonunda pek çoğu kulüpleri dolaşamayacak kadar yorgun düşmektedir. Tuhaf olan, kulüp dünyasının veya farklı çeşitte mekânların gelişmesini sağlayacak gelire ve uluslararası zevke sahip bir Bohem sınıfı henüz ortaya çıkmamıştır. Bu sebeple Prag'daki bütün kulüpler üç sınıf altında toplanabilir: diş macunu reklâmından çıkmış gibi görünen insanların tıklım tıklım doldurduğu az ışıklandırılmış mekânlar (Celnice, s102, Radost FX); neo-hippilerin gittiği duman altı kulüpler ve tamamen pop ve disko müziğinin çalındığı mekanlar (Cuma ve Cumartesileri Lucerna Music Bar).

Elbette dünyanın her yerindeki gece kulüpleri marjinal yerlerdir. Büyük ticari kulüpler (Prag'da gençlerin doldurduğu Face to Face bunlara örnek gösterilebilir) gelip geçen moda anlayışları, gürültü yasaları ve para canlısı mekân sahipleriyle uğraşmak zorundadır. Bütün bu etmenler kulüp müdavimlerinin sayısının artmasına rağmen şehirde neden yalnızca bir avuç gerçekten saygın yerin bulunduğunu açıklayabilir: Roxy, Mecca, Radost FX ve aslında birkaç bardan ve canlı gösterilerin sergilendiği bir sahneden oluşan Akropolis.

Bu yerlerin geçen yıllar içinde fazla değişmediğini, ancak bunun sebebinin baştan beri standartlarını yüksek tutmaları olduğunu ve yeni eğilimleri, ses sistemlerini, atmosferi ve yaratıcı fikirleri takip etmeyi başardıklarını da söylemek gerekir.

Sektörde gözlemlenebilen en önemli eğilim Amerikalı üniversite öğrencilerinin yaptığı akın olmuştur. Ancak bu kişiler bar kültürüne beklenilen katkıyı sağlayamamıştır çünkü Prag'da olduğu sürece yüksek sesli herhangi bir müzikte dans etmekten memnun görünmektedirler. Ama belki de bir bildikleri vardır. Çeklerin hâlâ ABBA'ya delirdiği çok küçük, duman altı mekânlardan inanılmaz derecede saç spreyi kullanan gösterişli insanların doldurduğu yerlere, birisinin her an barın üstüne çıkıp soyunmaya başlayabileceği tıklım tıklım dolu tuhaf tavernalara yalnızca Prag'da görebileceğiniz sayısız manzara bulunmaktadır.

Ministry of Sound ses sistemleri veya tanınmış DJ'ler yerine bunları beklemeli ve tadını çıkarmalısınız. Çok güzel mekânlar da bulunmaktadır - eğer tramvay fabrikası kapalıysa Sovyet döneminden kalma bir anıt mezar olan Ulusal Anıt'a gidebilirsiniz. İşte bu, Londra'da veya New York’ta hiç kimsenin yaşayamayacağı bir tecrübedir.
Eğer inanılmaz derecede bronzlaşmış ve makyaj yapmış genç Çeklerle veya Glastonbury tarzı kopyalarıyla karşılaşmayı istemiyorsanız gece boyu açık bira salonlarından birine gidebilirsiniz. Köşe başındaki barlardan eski moda şarap mahzenlerine, yani šenklere, bu mekânlar Prag'da gece geleneğine daha yakındır. Arkadaşlarınızla futbol tartışır veya Eski Şehir'in neresinde olduğunuzu anlamaya çalışırken bu yerlerin birinden çıkıp diğerine girebilirsiniz.

Kısaca

Prag'da gece hayatında denenmiş ve başarılı bulunmuş yöntem eski şehirdeki herhangi bir mekândan başlamak ve sırayla başka yerlere geçerken yolda karşınıza çıkan barlarda yakıt depolamaktır. U medvidk'in bir tarafında sabah saat 3'e kadar açık olan bir bar bulunmaktadır. N11's gece boyu açıktır (ilerledikçe karşınıza burada bahsetmeye değmeyecek kadar küçük başka mekânlar da çıkacaktır).

Özel bir davet yoksa veya şehre performansını sunacak bir DJ gelmiyorsa ayrıntılı bir plan yapmanız gerekmemektedir. Eğer yaparsanız, muhtemelen gitmeyi düşündüğünüz etkinliğin yerinin değiştiğini veya kulübün herhangi bir sebepten elektriklerinin kesik olduğunu görürsünüz - işler Prag'da böyle yürür.

Şehirde gerçekleşecek etkinliklerle ilgili bilgileri şehrin hemen her yerinde bulabileceğiniz cep dergilerinden alabilirsiniz. U Malého Glena, Tulip veya Globe Kitapevi ve Kahvesi gibi yerlerde bu dergileri bulabilirsiniz. Bu dergilerin isimleri - ama yalnızca isimleri - hemen her gün değişmektedir. Ancak baskıya girdiğimiz sırada Think Again ve Globe'da 100 Krona alabileceğiniz Prague in your Pocket (Cebinizdeki Prag) oldukça kapsamlı bilgiler içermektedir. Çek dilindeki www.techno.cz adresinde yüzlerce DJ ismi, tarzı, sahneye çıkacakları tarihler, adresler ve sonraki ayda gerçekleşecek önemli etkinliklerle ilgili bilgiler bulabilirsiniz.

İngilizce diğer önemli kaynaklar Prag'da yaşayan yabancılara hitap eden web sayfalarıdır. Bu sayfalarda arkadaşlık, kuru temizleyiciler ve Prag'da yaşamı ilgilendiren her türlü eğlenceli bölüm bulunmaktadır, www.expats.cz ve prague.tv. Prague Post'un web sayfasında www.praguepost.com kapsamlı bir restoran listesine ulaşabilir ve sayfanın Gece ve Gündüz bölümünde müzik, film ve festivallerle ilgili aradığınız her bilgiyi bulabilirsiniz. Ancak sayfada gece kulüplerine henüz yeterince yer verilmemiştir.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi kulüplerin en güzel yüzü gece yarısına doğru görünmeye başlar, yani Prag metrosunun kapanış saatlerinde. Merak etmeyin - şehir merkezi küçük ve genelde güvenlidir. Eğer kaldığınız yer şehir merkezine yakınsa yürüyerek bile dönebilirsiniz. Değilse taksiler - en azından AAA (14014) gibi yasal şirketler - ucuzdur ve gece tramvayları sabah 5'e kadar şehir merkezinden şehrin dış mahallelerine bütün ana güzergâhlar üstünde çalışır. İçkiyi seven Prag'da bunlardan birine atlamak size unutamayacağınız bir tecrübe yaşatır. Ancak geceleri tramvaya binecekseniz yanınızda burnunuzu kapatacak bir mendil bulundurmanız veya ciddi şekilde alkollü olmanız gereklidir.

İsterseniz bir Red Bull enerji içeceği içerek normal tramvaylar ve metro sabah saat 5'te çalışmaya başlayıncaya kadar bekleyebilirsiniz.

Tur Programı
1. Gün - İSTANBUL/ PRAG
Atatürk havalimanı Dış Hatlar Terminali etstur kontuarı önünde etstur görevlileriyle buluşma. Bilet, bagaj ve pasaport işlemlerinin ardından THY - Türk Havayollarının tarifeli seferi ile 14:05 de Prag´a hareket. Yaklaşık 2,5 saat sürecek yolculuğumuzun ardından Prag´a varış. Özel otobüslerimiz ile otelimize transfer. Serbest zaman. Geceleme otelimizde.

2. Gün - PRAG
Sabah kahvaltısının ardından yarım günlük şehir turu için otelden hareket. 7 tepenin üzerinde kurulmuş olan ve Vltava Nehri´nin kollarının geçtiği bu güzel kentte yapılacak şehir turunda Hradchany Kalesi, St. Vıtus Katedrali, VI. Charles Köprüsü, Belediye Binası, Smetana Tiyatrosu, Kafka´nın evinin bulunduğu yer görülecek yerler arasındadır. Şehir turunun ardından serbest zaman. Dileyen misafirlerimiz akşam (ekstra) yemekli Vltava Tekne Turu´na katılabilirler. Geceleme otelimizde.

3. Gün - PRAG
Sabah kahvaltısının ardından tam gün serbest. Dileyen misafirlerimizin (ekstra) düzenlenen Karlovy Vary turuna katılabilirler. Tur sırasında kaplıcalarıyla ünlü, muhteşem güzellikteki kasabayı görme ve hediyelik kristal alma fırsatı bulabileceksiniz. Akşam şehre dönüşümüzü takiben serbest zaman. Akşam ekstra olarak düzenlenen ´U Marcanu´ yemekli Çek Gala gecesi. Geceleme otelimizde.

4. Gün - PRAG/ İSTANBUL
Sabah kahvaltısının ardından serbest zaman. Ardindan özel otobüslerimiz ile havalimanına transfer. THY - Türk Havayolları tarifeli seferi ile 16:45 de istanbul´a hareket, istanbul´a varış ve turumuzun sonu.
Not: Ekstra turlar ve şehir turları içeriği değişmemek şartıyla farklı günlerde düzenlenebilir. Grup kahvaltıları, ayrı salonda servis edilebilir.
Panoramik Şehir Turu : Şehirlerin tanıtımı için düzenlenen 2-3 saat süreli turlardır. Müze, ören yeri v.b girişlerini içermez


 




Yurtdışı seyahate gidecekseniz vize başvurusunda gereken belgeler:

a ) İşverenseniz


Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf

İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)

Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)

Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri

Antetli kağıda turistik amaçlı vize talep ettiğinizi belirten bir dilekçe.  (Yetkili kişilerce imzalanmış ve kaşe basılmış)

Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.

Vergi levhası fotokopisi.

Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz faydalıkdır)


b ) Ücretli çalışıyorsanız
 

Antetli kağıda firmada çalıştığınıza dair bir dilekçe

Turistik gezi amaçlı vize talep ettiğinizi belirten dilekçe.

SSK onaylı işe giriş bildirgesi

3 aylık maaş bordrosu (fotokopi olabilir)

Yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf

İmza sirküleri. (Fotokopi olabilir)

Sahip olduğunuz gayrimenkullerin fotokopileri. (Ev, Arsa, v.b)

Şahsınıza veya firmanıza ait banka cüzdanlarının fotokopileri

Ticaret odasından veya sanayi odasından faaliyet belgesi.

Vergi levhası fotokopisi.

Ticari sicil gazetesi. (İsminizin geçtiği yeri işaretlemeniz faydalıkdır)

 

Geziler

Program dışındaki geziler fiyatın içinde değildir. Bu gezilere katılmak isteyenlerin rehberle konuşarak önceden rezervasyon yaptırmaları gerekmektedir.

Oteller

Otel ismi konfirmasyon esnasında kesin olarak belirlenecektir.

Simditatil.com / Net Tours

   

ANA SAYFA | OTELLER | TATİL | TURLAR | ENGLISH | BİZE ULAŞIN